09-02-2016 AYCAN AFACAN

Uzun za­man­dır ya­za­ma­dı­ğı­mı far­kın­da­yım. Özür di­le­mek ve size tatlı süp­ri­zi yap­mak is­ti­yo­rum. Gön­lü­nü­zü alı­rım diye dü­şü­nü­yo­rum. Sev­di­ğim tat­lı­lar­dan söz ede­ce­ğim bu hafta, si­zin­de se­ve­ce­ği­ni­zi umut ede­rek. Dost­la­rı­mız­la, aile­miz­le tatlı yiyip tatlı ko­nuş­mak için çay ve kah­ve­nin ya­nın­da güzel bir fikir ola­ca­ğı­nı dü­şü­nü­yo­rum. Kim sev­mez ki çi­ko­la­ta­lı tat­lı­la­rı, pas­ta­la­rı, ku­ra­bi­ye­le­ri. Çay ve kahve ile bir­lik­te soh­bet­le­ri en iyi ta­mam­la­yan­lar­dan de­ğil­ler midir? Dost­luk­tan kahve, çay soh­be­tin­den bah­set­miş­ken; bir­lik­te atı­lan kah­ka­ha­la­ra, gü­lü­nen hi­ka­ye­le­re uğ­ra­ma­dan geç­me­ye­lim. Bun­dan­dır tat­lı­yı seç­me­min ne­de­ni. Her yemek gibi tat­lı­la­rın da hi­ka­ye­le­ri var­dır. Tat­lı­la­rın hi­ka­ye­le­ri na­di­ren kötü olur. Bir hi­ka­ye an­lat­mak is­ter­sek çoğu zaman tat­lı­lar mutlu hi­ka­ye­le­ri ta­şır­lar. Sonu güzel biten ma­sal­lar gibi. Bazen küçük bir sözün kut­la­ma­sı­nı, bazen ta­kı­lan bir yü­zü­ğün mut­lu­lu­ğu­nu, bazen evet de­ni­len yeni bir ha­ya­tın he­ye­ca­nı­nı, bazen yeni bir yıl için di­le­nen güzel di­lek­le­ri, bazen aile­ye gelen minik göz­le­rin dün­ya­ya açıl­ma­sı­nı, ba­zen­se alı­nan bir ma­dal­ya­nın gu­ru­ru­nu pay­la­şır tat­lı­lar. Çoğu mut­lu­luk taşır. Kar­şın­da­ki in­sa­nı mutlu etmek için güzel bir se­çim­dir de ay­rı­ca. Ha­tır­lı­yo­rum geçen sene doğum günü pas­ta­mı ken­dim yap­mış­tım. Dol­dur­muş­tum da dol­dur­muş­tum içine mal­ze­me­yi içim­den gel­di­ği gibi. Ner­dey­se 20cm ol­muş­tu boyu. Ama umur­sa­ma­dım ben yap­tım dedim. Güle oy­na­ya, üf­le­yip afi­yet­le ye­miş­tik. Hem ken­di­mi hem de ar­ka­daş­la­rı­mı mutlu et­miş­tim sa­nı­rım. Bazen çaba har­ca­yıp be­ce­re­me­di­ğim şey­ler­de olu­yor­du. Her se­fe­rin­de gü­lüm­se­yip, kah­ve­mi yu­dum­la­dım ve bir şey daha öğ­ren­dim dedim kendi ken­di­me. Ve sev­me­ye devam ettim ye­me­ği. Yemek yap­ma­yı seven, in­san­la­rı da sever zaten. Se­ve­rek ya­pı­yor­sa, in­san­la­rı mutlu etmek onun en önem­li istek kay­na­ğı­dır, bir de ken­di­si­ni mutlu etmek tabi. Hep söy­le­rim düğün pas­ta­mı da ev­le­ne­ce­ğim ki­şiy­le yap­mak is­ti­yo­rum diye. Bem­be­yaz... Bana so­rar­sa­nız bir pasta ev­li­li­ğe çok ben­zi­yor. Çift­le­rin bir­lik­te ya­şam­la­rı­nı ta­sar­lar­ken düğün pas­ta­la­rı­nı da ken­di­le­ri­nin ha­zır­la­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum. Ve ben öyle hayal edi­yo­rum. Her şey hayal et­mek­le baş­lar zaten. Hayal ede­rek yap­tık­la­rı­ma yeni şey­ler ek­li­yo­rum. So­nun­da ben yap­tım di­yo­rum. Yine di­yo­rum, her zaman hayal gü­cü­nüz­den bir şey­ler katın. Katın ki sizin olsun. Ben temel mal­ze­me­le­ri ve­re­ce­ğim. Siz ise is­te­dik­le­ri­ni­zi ka­ta­cak­sı­nız. Belki tar­çın, belki ceviz, belki hin­dis­tan ce­vi­zi, belki badem ne is­ter­se­niz. Datça'da ise­niz tabi ki badem kul­lan­mak is­te­ye­cek­si­niz. Malum ba­de­mi ol­duk­ça meş­hur. Ben yap­tım di­ye­cek­si­niz.
Ben Yap­tım Ku­ra­bi­ye­si:
Mal­ze­me­ler:
125gr mar­ga­rin
2 adet yu­mur­ta
4 yemek ka­şı­ğı kakao
1 su bar­da­ğı şeker
1 paket ka­bart­ma tozu
1 paket va­ni­lin
Ala­bil­di­ği kadar un
Şer­be­ti için:
1 su bar­da­ğı şeker
1 su bar­da­ğı su
Ha­zır­la­nı­şı:
Önce şer­be­ti­mi­zi ha­zır­la­ya­lım ki biraz so­ğu­sun, aile­mi­ze tat ver­sin. 1 su bar­da­ğı şe­ke­ri­miz ve 1 su bar­da­ğı su­yu­mu­zu ten­ce­re­de ısı­ta­lım. Mar­ga­ri­ni­mi­zi tatlı ka­bı­mı­zın içine ko­ya­lım(yu­mu­şak de­ğil­se küçük küp­ler ha­lin­de kesip ek­le­ye­bi­li­riz). 

İkiz yu­mur­ta­mı­zı da tatlı mı tatlı olan ka­bı­mı­za kı­ra­lım. Asıl gü­zel­li­ği sağ­la­ya­cak olan ka­ka­omu­zu da ka­bı­mı­za ek­le­ye­lim. Şe­ke­ri­mi­zi ek­le­ye­lim. Va­nil­ya­mı­zı ve ka­bart­ma to­zu­mu­zu ek­le­ye­lim. Ben va­nil­ya ve ka­bart­ma to­zu­nu dede ve ba­ban­ne­me ben­ze­ti­yo­rum hep ol­du­ğu gibi tat­lı­lar­da da bir­lik­te­ler. 

Unu­mu­zu da ek­le­yip yo­ğu­ra­lım. Yo­ğur­duk­tan sonra 5 da­ki­ka kadar din­len­di­re­lim. Sonra par­ça­lar ha­lin­de yu­var­lak, yassı, kare nasıl is­ter­se­niz şekil verip üs­tün­de yağlı kağıt olan tep­si­ye di­ze­lim. Beni so­rar­sa­nız ço­ğun­luk­la yu­var­lak ya­pı­yo­rum. 200 de­re­ce olan fı­rın­da 20 da­ki­ka kadar pi­şi­re­lim. Ku­ra­bi­ye­ler piş­ti­ğin­de sı­cak­lı­ğıy­la şer­be­ti­mi­zin içine ba­tı­rıp çı­ka­ra­lım ve di­ze­lim.Afi­yet olsun, aile­mi­ze, dost­la­rı­mı­za bol bol huzur mut­lu­luk dol­sun.

Mut­lu­luk de­miş­ken her­kes benim kadar mutlu ve he­ye­can­lı mı İstan­bul ya­rış­ma­sı için? Ben çok he­ves­li ve bir o kadar da mut­lu­yum. Yine on­lar­ca şey öğ­re­ne­ce­ğim. İle­ri­de mes­lek­ta­şım ola­cak yüz­ler­ce ki­şiy­le ta­nı­şa­ca­ğım. Alan­ya'da ol­du­ğu gibi. Orada ta­nış­tı­ğım dün­ya­lar tat­lı­sı bir şef vardı. Onu takip edi­yo­rum bu ara­lar sü­rek­li Duygu Tuğcu. "O kim?" di­yecek biri yok­tur diye dü­şü­nü­yo­rum. Varsa da pasta ca­na­va­rı desem ta­nır­sı­nız sa­nı­rım. 
Beni en çok et­ki­le­yen ha­ya­ta bağ­lı­lı­ğı ve sa­mi­mi­ye­ti. Yine ya­zı­la­rı­nı okur­ken bir şey beni de­rin­den et­ki­le­di. "Her­kes yemek ya­pa­bi­lir fakat kor­ku­suz­lar ha­ri­ka ola­bi­lir" yaz­mış. Ne de doğru söz. İle­ri­de­ki mes­lek­taş­la­rı­ma ses­le­ni­yo­rum. Dost­la­rım, kor­ku­suz olan ka­zan­sın...


Bu yazı 2944 defa okunmuştur.



AYCAN AFACAN Diğer Yazıları
reklam
reklam
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
reklam
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer



reklam