03-01-2019 İ.Yekta Kolcu

İnsan ömrü ne kadar ki? Ge­ri­ye dönüp bak­tı­ğı­mız­da el­li-alt­mış yıl­lık za­ma­na neler sığ­dır­mı­şız? Ne acı­lar, ka­yıp­lar? Ne se­vinç­ler ve mut­lu­luk­lar? El­bet­te se­çim­le­ri­miz ve ter­cih­le­ri­miz bizim ya­şa­mı­mı­zın ka­li­te­si­ni be­lir­li­yor ama sis­te­min bize da­yat­ma­la­rı ve den­ge­siz­lik­le­ri de asıl be­lir­le­yi­ci olu­yor. Çe­liş­ki­le­rin ya­şan­ma­dı­ğı, nimet kül­fet den­ge­si­nin ku­rul­du­ğu ül­ke­le­rin in­san­la­rı sağ­lık­lı ve mutlu. Ve de uzun ömür­lü olu­yor­lar. Bu da çağ­daş, ül­ke­ se­ver, in­san ­se­ver, ego­la­rı­nı yen­miş ve ka­li­te­li yö­ne­ti­ci­le­rin iş ba­şı­na ge­ti­ril­me­siy­le müm­kün olu­yor. Eğer kötü yö­ne­ti­ci­le­ri iyi­le­riy­le de­ğiş­ti­re­mi­yor­sak, buna gerek duy­mu­yor­sak o zaman layık ol­du­ğu­muz şe­kil­de yö­ne­til­me­yi hak edi­yo­ruz de­mek­tir.Ne zaman ki ya­kın­mak ye­ri­ne sor­gu­la­yan, hesap soran top­lum du­ru­mu­na ge­le­ce­ğiz işte o zaman ya­şa­mı­mı­zın ka­li­te­si ar­ta­cak, yok­luk ve yok­sul­luk yol­suz­luk­lar­la bir­lik­te son bu­la­cak­tır. Bu bağ­lam­da bu ül­ke­nin bir yurt­ta­şı ola­rak, dev­le­te karşı gö­rev­le­ri­min bi­lin­cin­de, nasıl ki; *Ya­sa­la­ra uyu­yo­rum, *Ver­gi­mi ve­ri­yo­rum,* Zo­run­lu eği­ti­mi­mi ta­mam­la­mı­şım,*As­ker­li­ği­mi yap­mı­şım,*Se­çim­ler­de oyumu kul­la­nı­yo­rum. Bun­lar­dan bi­ri­si­ni ihmal et­ti­ğim­de ya­sa­lar ya­ka­ma ya­pı­şır. (mı?) Ya­pı­şır. Ama sade bir va­tan­daş ol­du­ğum için. Benim ül­kem­de ne yazık ki, vekil ço­cuk­la­rı, bakan ço­cuk­la­rı sahte çürük ra­por­la­rıy­la as­ker­lik­ten kur­tu­lur­lar. Var­sıl­la­rın iş­le­dik­le­ri suç­lar için ayrı mah­ke­me­ler ku­ru­lur. Yine ik­ti­dar­la­ra yan­daş işa­dam­la­rı­nın ver­gi­le­ri, büyük he­di­ye­ler kar­şı­lı­ğın­da sı­fır­la­nır. Ban­ka­la­rı so­yan­lar, ban­ka­lar­dan so­rum­lu Dev­let Ba­ka­nı ya­pı­lır. Bu durum bizim üçün­cü sınıf bir ülke ol­du­ğu­mu­zun gös­ter­ge­si­dir. Yazık!
Ge­le­lim dev­le­tin yurt­taş­la­rı­na karşı gö­rev­le­ri­ne; *Yurt­ta­şın yaşam hak­kı­nı ve can gü­ven­li­ği­ni ko­ru­mak,*Sağ­lık­lı yaşam için ge­rek­li ön­lem­le­ri almak,*Eği­ti­mi sü­rek­li ge­liş­ti­re­rek, top­lu­mun eği­tim­li yurt­taş­lar­dan oluş­ma­sı­nı sağ­la­mak,*Top­lu­mun refah, huzur ve mut­lu­lu­ğu­nu sağ­la­mak.*Ada­le­ti sağ­la­mak.Nimet –kül­fet bö­lü­şü­mün­de­ki den­ge­siz­lik gi­de­ril­me­di­ği sü­re­ce yurt­ta­şın gö­rev­le­ri de, dev­le­tin gö­rev­le­ri de ne yazık ki top­lum­da­ki ege­men sı­nı­fın çı­kar­la­rı­na göre şe­kil­le­nir.
Ana­ya­sa­mı­zın 5. mad­de­sin­de an­la­mı­nı bulan bu hak­la­rı­mız ; *Uygar top­lum­lar­da ki­şi­le­re dev­let­çe ana­ya­sa ve ya­sa­lar­ca dü­zen­le­nen ko­ru­nan hak­lar ve­ril­miş­tir. Seç­me-se­çil­me hakkı; her fer­din özel ve aile­vi ha­ya­tı­na mes­ke­ni­ne ve ha­ber­leş­me hür­ri­ye­ti­ne saygı du­yul­ma­sı hakkı gibi hak­lar dev­let­le­rin ana­ya­sa ve ya­sa­la­rın­da açık­ça yer al­mış­tır. Bu hak­lar çer­çe­ve­sin­de aile ya­şa­mı­na saygı gös­te­ril­me­si­nin is­te­me­miz öz­gür­ce ha­ber­leş­me­miz se­ya­hat ede­bil­me­miz inanç­la­rı­mı­zın ge­re­ği­ni ye­ri­ne ge­ti­re­bil­me­miz dü­şün­ce­le­ri­mi­zi açık­ça dile ge­ti­re­bil­me­miz hak­la­rı­mı­zı ara­ya­bil­me­miz dev­le­tin sağ­la­dı­ğı ko­ru­ma sa­ye­sin­de­dir. Va­tan­daş­lık hak­kı­nın ko­run­ma­sı dev­le­tin gö­re­vi­dir. Va­tan­daş­lık hak­la­rı bi­rey­le­rin özgür eşit ve gü­ven­lik için­de ol­ma­sı­nı sağ­lar.
“De­mok­ra­tik, laik, hukuk ve sos­yal dev­let il­ke­le­ri­ni be­nim­se­miş dev­let, va­tan­daş­la­rı­na; kişi do­ku­nul­maz­lı­ğı, aile­nin ko­run­ma­sı, şid­de­tin ön­len­me­si, konut do­ku­nul­maz­lı­ğı, eği­tim hakkı özel ha­ya­tın giz­li­li­ği, mül­ki­yet hakkı vb. va­tan­daş­lık hak­la­rı­nı ta­nı­mak on­la­ra karşı so­rum­lu­luk­la­rı­nı ye­ri­ne ge­tir­mek zo­run­da­dır. “
Şek­lin­de be­lir­len­me­si­ne kar­şın, uy­gu­la­ma­lar­da ye­te­rin­ce ba­şa­rı sağ­la­na­ma­dı­ğı­nı ya­zı­lı, gör­sel ve sos­yal med­ya­da ya­yın­la­nan ha­ber­ler­de üzün­tüy­le her gün iz­li­yo­ruz. Ül­ke­si­ne 25 yıl hiz­met etmiş, alt­mış yıl­dır in­san­ca ya­şa­na­cak bir dü­ze­nin ku­rul­ma­sı için uğraş ver­miş ve ha­va­sı­nı so­lu­du­ğu, top­ra­ğı­na bas­tı­ğı her yerde, ken­di­ni in­san­la­ra borç­lu his­se­den ve “ha­ya­ta değer kat­mak” adına elin­den ge­le­ni yap­mış bir yurt­taş ola­rak; Kı­yı­la­rı­na mül­te­ci çocuk ölü­le­ri­nin vur­ma­dı­ğı, sı­nır­la­rı yol geçen ha­nı­na dön­me­miş, top­rak­la­rın­da kirli sa­vaş­la­rın tez­gah­lan­ma­dı­ğı, iş­siz­li­ğin ol­ma­dı­ğı, yol­suz­luk­la­rın ön­len­di­ği, ço­cuk­la­rı­nın iyi bes­len­di­ği, sağ­lık­lı ya­şa­dı­ğı, iyi eği­til­di­ği, yok­sul­lu­ğun ve aç­lı­ğın yok edil­di­ği, tüm ülke kay­nak­la­rı­nın en iyi şe­kil­de de­ğer­len­di­ril­di­ği, ni­met-kül­fet den­ge­si­nin den­ge­len­di­ği, ada­le­tin ada­let­li iş­le­di­ği, var­sıl-yok­sul yasa kar­şı­sın­da her­ke­sin eşit ol­du­ğu, bil­gi­li, eği­tim­li yü­re­ğin­de insan sev­gi­si olan, ego­la­rın­dan arın­mış ve ülke çı­kar­la­rı­nı kendi çı­kar­la­rı­nın üs­tün­de tutan, et­ti­ği ye­mi­ne sadık kalan bu­gün­kü sa­yı­nın ya­rı­sı kadar sa­yı­dan olu­şan mil­let­ve­kil­le­ri­nin oluş­tur­du­ğu mec­li­sin yö­net­ti­ği, bilim adam­la­rı­nın ye­tiş­ti­ği, beyin gö­çü­nün ön­len­di­ği, genç nü­fu­sun ener­ji­si­nin ülke ya­ra­rı­na dö­nüş­tü­rül­dü­ğü, genç­le­ri­nin yurt dı­şın­da ya­şa­ma ha­yal­le­ri­ni kur­ma­dı­ğı, iş­siz­li­ğin son bul­du­ğu, ülke ya­ra­rı­na dü­zen­len­miş, “hayat için eği­tim” il­ke­si­ni be­nim­se­miş bir eği­tim sis­te­mi­nin uy­gu­lan­dı­ğı, her­ke­se iş, her­ke­se aş il­ke­si­nin ya­şa­ma ge­çi­ril­di­ği, kadın ci­na­yet­le­ri­nin son bul­du­ğu, “her suçlu ce­za­sı­nı mut­la­ka çe­ke­cek­tir.” şi­arıy­la ça­lı­şan ve ge­cik­me­yen bir ada­let sis­te­mi­nin uy­gu­la­ma­ya ko­nul­du­ğu, yol­suz­luk­la­rın ce­za­lan­dı­rıl­dı­ğı, mil­let­ve­ki­li do­ku­nul­maz­lık­la­rı­nın kal­dı­rıl­dı­ğı, Ce­za­ev­le­ri­nin üret­ken, kendi gi­der­le­ri­ni ken­di­si­nin kar­şı­la­ya­bi­le­ce­ği, üre­tim hane ve ıslah ev­le­ri­ne dö­nüş­tü­ğü, yol­suz­luk­la­rın ört­bas edil­me­di­ği, Çağ­daş bir par­ti­ler ya­sa­sı ve seçim ya­sa­sıy­la güç­len­di­ril­miş bir de­mok­ra­si­nin ha­ya­ta ge­çi­ril­di­ği, iftar ça­dır­la­rı­nın ku­rul­ma­dı­ğı, yok­sul­lu­ğun gi­de­ril­me­siy­le erzak kuy­ruk­la­rı­nın bit­ti­ği, çöp­lük­ler­de kar­nı­nı do­yu­ran aç in­san­la­rın gö­rül­me­di­ği, ta­rı­mın ve hay­van­cı­lı­ğın ge­liş­ti­ril­di­ği, in­san­la­rı­nın sağ­lık­lı bes­len­di­ği, has­ta­ne ka­pı­la­rın­da bek­le­yiş­le­rin son bul­du­ğu, in­san­la­rın yaş­lı­lık­la­rı­nı ve emek­li­lik­le­ri­ni in­san­ca ya­şa­dı­ğı, ağaç kat­li­am­la­rı­nın, çevre kir­li­li­ği­nin ya­şan­ma­dı­ğı, zen­gin ül­ke­le­rin nük­le­er atık­la­rın­dan arın­mış, dün­ya­nın her ye­rin­de, bi­rin­ci sınıf insan ye­ri­ne ko­nu­lan in­san­la­rın ya­şan­dı­ğı, yer altı ve yer üstü kay­nak­la­rı­nın ülke ya­ra­rı­na kul­la­nıl­dı­ğı po­li­ti­ka­la­rın uy­gu­lan­dı­ğı ve kendi ken­di­ne ye­te­bi­len bir ül­ke­de ya­şa­mak is­ti­yo­rum.

                 Ya siz?


Bu yazı 819 defa okunmuştur.



İ.Yekta Kolcu Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer