29-01-2018 Mehmet Emin Berber

Din Hin­dis­tan'da her şey­dir. Gün­lük ya­şa­mın önem­li bir par­ça­sı ve ay­rıl­maz bü­tü­nü. Bu­ra­da ya­şa­yan in­san­la­rın ol­maz­sa ol­maz­la­rı­dır din. 1.3 mil­ya­ra yak­la­şan nü­fu­sun yak­la­şık 800 mil­yo­nu Hin­dis­tan'ın ulu­sal dini ola­rak bi­li­nen Hin­du­iz­me ina­nır. Bunun ya­nın­da Hin­dis­tan'da 30'dan fazla din için­de yak­la­şık 150-160 mil­yon kadar da Müs­lü­man yaşar. Din­ler ara­sın­da en küçük bir ça­tış­ma yok­tur. Bütün din­ler bir­bir­le­ri­ne say­gı­lı­dır. Bu an­lam­da yer­yü­zün­de la­ik­li­ğin en iyi yaşam or­ta­mı bul­du­ğu bir ül­ke­dir Hin­dis­tan..Hin­dis­tan'da insan ya­şa­mı­nın 24 sa­atin­de dini ri­tü­el­le­ri gör­me­niz, göz­lem­le­me­niz müm­kün. Adım başı ta­pı­nak ve kut­sal me­kan­lar­da iba­de­ti­ni yap­mak is­te­yen ve bir­bi­ri­ni ne­re­de ise çiğ­ne­yen insan ka­la­ba­lı­ğı­nın, dini ob­ve­le­re biraz daha yak­laş­mak için can at­tık­la­rı­nı gö­rür­sü­nüz. Yaş­lı­sın­dan kun­dak­da­ki be­be­ğe kadar bu böy­le­dir. Kimi an­ne­ler, kun­dak­ta­ki ço­cu­ğu­na o kut­sal me­ka­nın mer­mer ze­mi­ni­nin öp­tür­mek için ço­cu­ğu­nun ağ­zı­nı yü­zü­nü o mer­mer blok­la­ra nasıl sür­dür­dük­le­ri­ne tanık olur­su­nuz...
HİDUİZM VE BUDİZM HAK­KIN­DA
Hin­du­izm de, Bu­dizm de Him­dis­tan'da ya­şa­yan en büyük din­ler­den­dir. Bu din­ler Hin­dis­tan'da doğ­muş­tur. Hin­du­iz­min diğer adı Brah­ma­nizm­dir. Hin­du­iz­min belli bir ku­ru­cu­su, inanç ve iba­det sis­te­mi yok­tur. Hint­li­le­rin kül­tü­rel ve yaşam bi­ri­ki­mi­ni yan­sı­tır. Hin­du­izm çok tan­rı­lı bir din­dir. Bu dinde genel ola­rak üçlü bir tanrı inan­cı var­dır. Brah­ma, Vişnu ve Şiva en önem­li tan­rı­lar­dır. Vişnu ko­ru­yu­cu, Brah­ma ya­ra­tı­cı, Şiva yok edici tan­rı­dır. Hin­du­iz­min pek çok kut­sal ki­ta­bı var­dır. Ve­da­lar, Brah­man­lar ve Upa­ni­şat­lar bun­la­rın ba­şın­da gelir. Ör­ne­ğin Ve­da­lar­da; ila­hi­ler, du­alar, ah­la­ki il­ke­ler gibi ko­nu­lar yer alır.​Hin­du­lar ruhun ölüm­süz­lü­ğü­ne ina­nır­lar. Bu ne­den­le ölü­le­ri­ni göm­mez­ler. Ce­set­le­ri ya­ka­rak kül­le­ri­ni kut­sal kabul edi­len Ganj Nehri’ne dö­ker­ler.
HİNDUİZME İNANÇ SİSTEMİ
Hin­du­izm inan­cı­na göre ruh ölüm­süz­dür. Bu inanç sis­te­min­de ruhun bir be­den­den bir başka be­de­ne ge­çe­rek sü­rek­li ya­şa­dı­ğı kabul edi­lir. Buna ren­kar­nas­yon veya te­na­süh (ruh göçü) denir. Rek­re­as­yon inan­cı­na göre insan, geç­miş­te yap­tık­la­rı­nın kar­şı­lı­ğı­nı başka bir be­den­de tek­rar dün­ya­ya ge­le­rek gö­re­cek­tir. Ölen kişi, ha­ya­tın­da yap­tı­ğı ey­lem­le­rin iyi ya da kötü ol­ma­sı­na göre hay­van, bitki, insan veya tanrı bi­çi­min­de ye­ni­den dün­ya­ya ge­le­cek­tir. Hin­du­izm­de in­san­lar kast adı ve­ri­len çe­şit­li top­lum­sal sı­nıf­la­ra ay­rı­lır­lar. Her top­lum­sal sı­nı­fın ken­di­ne özgü hak ve so­rum­lu­luk­la­rı var­dır. Hin­du­izm­de­ki kast­lar sı­ra­sıy­la şun­lar­dır:
• Brah­man­lar (ra­hip­ler ve bil­gin­ler)
• Kşat­ri­ya­lar (yö­ne­ti­ci­ler ve as­ker­ler)
• Va­is­ya­lar (tüc­car, esnaf ve çift­çi­ler)
• Sud­ra­lar (iş­çi­ler ve hiz­met­çi­ler)
• Par­ya­lar (top­lum dışı sa­yı­lan­lar)
HİNDUİZMDE İNEK KUT­SAL­DIR
Hin­du­izm­de inek kut­sal kabul edi­lir. Ke­sil­me­si ve eti­nin yen­me­si ya­sak­tır. Bu­dizm, MÖ 6. yüz­yıl­da Buda’nın gö­rüş­le­ri çer­çe­ve­sin­de ku­ru­lup yay­gın­la­şan bir din. Hin­dis­tan’da doğan bu din dün­ya­nın de­ği­şik böl­ge­le­ri­ne de ya­yıl­mış­tır. Gü­nü­müz­de Doğu ve Gü­ney­do­ğu Asya’da, Av­ru­pa’da, Kuzey Ame­ri­ka’da ve İngil­te­re’de bu dine ina­nan­lar var­dır. Bu­dizm, Hin­du­izm­de­ki puta tapma inan­cı­na ve kast sis­te­mi­ne tepki ola­rak or­ta­ya çık­mış­tır. Bu­dizm, adını ku­ru­cu­su­nun la­ka­bı olan Buda’dan al­mış­tır. Buda, il­ha­ma ka­vuş­muş, ay­dın­lan­mış, uyan­mış an­lam­la­rı­na gelir. Hi­ma­la­ya­la­rın ete­ğin­de, küçük bir böl­ge­nin hü­küm­da­rı­nın oğlu ola­rak dünya ya gelen Buda’nın asıl adı “Sidd­har­ta Ga­uta­ma” (Si­dar­ta Go­ta­ma)’dır. Buda, MÖ 563-483 yıl­la­rı ara­sın­da ya­şa­mış bilge bir ki­şi­dir. Ya­şa­dı­ğı süre için­de in­san­la­ra put­la­ra tap­ma­yı ya­sak­la­mış ve ah­lak­lı ol­ma­yı öğüt­le­miş­tir. Buda’nın öğ­re­ti­le­ri ve­fa­tın­dan sonra sis­tem­leş­ti­ri­le­rek bir araya ge­ti­ril­miş­tir. Onun söz­le­rin­den olu­şan Bu­dizm’in kut­sal me­tin­le­ri­ne, “üç sepet” an­la­mı­na gelen Ta­pın­ma, Ti­pi­ta­ka” adı ve­ril­miş­tir. Bu­dizm’de be­lir­li bir iba­det bi­çi­mi yok­tur. Buda, puta tap­ma­yı ya­sak­la­mış­tır., Ancak ölü­mün­den sonra onun hey­kel­le­ri ya­pıl­mış­tır. Bu­dist­ler ev­le­rin­de­ki ve ta­pı­nak­lar­da­ki Buda’nın hey­kel­le­ri­ni çi­çek­ler­le süs!erler ve bu hey­kel­le­re saygı gös­te­rir­ler. Bu­dizm’deki en önem­li ina­nış­lar­dan biri Nir­va­dır. Ke­li­me ola­rak mut­lak sü­kû­net, öz­gür­lük ve en yük­sek mut­lu­luk an­la­mı­na gelir. Nir­va­na’ya ulaş­mak için kötü huy­la­ra sahip ben­li­ği, arzu ve ih­ti­ra­sı yok etmek; saf, temiz bir du­ru­ma ka­vuş­mak ge­rek­mek­te­dir: Buna ulaş­ma­nın sekiz yolu var­dır. Sekiz di­li­mi’ yol; doğru ina­nış, doğru niyet, doğru dav­ra­nış, doğru söz (ko­nuş­ma), doğru geçim (ya­şa­yış, mes­lek), doğru çaba (gay­ret), doğ­ru­kont­rol (de­ne­tim), doğru kon­sant­ras­yon (odak­lan­ma)dur. Bu­dizm’de yasak olan şeye her Bu­dist’in uy­ma­sı ge­re­ken beş temel ilke var­dır. Bun­lar şöyle sı­ra­la­na­bi­lir:
• Canlı var­lık­lar’ zarar ver­me­mek Öl­dür­me­mek.
• Çal­ma­mak
• Yalan söy­le­me­mek
• Zina yap­ma­mak ‘ içki ve uyuş­tu­ru­cu kul­lan­ma­mak.
DELHİ'DE BİR PAZAR GÜNÜ
Reh­be­ri­miz pazar günü so­kak­la­rın ve met­ro­nun sakin ola­ca­ğı­nı söy­le­miş­ti. Ne gezer, sabah sa­at­le­rin­de bile adım atmak müm­kün değil. Her gün ol­du­ğu gibi sabah 10.00'da baş­la­yan ge­zi­miz akşam saat 19.00'lara kadar sü­rü­yor. İşte ola­ğan gün­lük tur­la­rı­mız­dan biri daha baş­lı­yor.Pazar günü ol­ma­sı­na rağ­men met­ro­da insan se­li­ni yara yara is­tas­yo­nun bu­lun­du­ğu kata çı­kı­yo­ruz. Şü­kür­ler olsun ki yine met­ro­ya bi­ne­bi­li­yo­ruz. Reh­be­ri­miz, her hangi bir kop­ma­yı ya da kay­bol­ma­yı ön­le­mek için ine­ce­ği­miz du­ra­ğın adını ve ka­çın­cı durak ol­du­ğu­nu de­fa­lar­ca­yi­ne­li­yor. İndia Gate, Hu­ma­yun Tur­be­si, Qutup Minar ve Hare Krish­na Ta­pı­na­ğı bu­gün­kü gö­re­ce­ği­miz yer­ler.
Reh­be­ri­miz ne­re­den öğ­ren­diy­se, acele et­me­mi­zi ve Hare Krish­na Ta­pı­na­ğı'nda kut­sa­ma, tören, ya da ayin ol­du­ğu­nu söy­le­di. Mer­di­ven­le­ri koşar adım­lar­la çık­tık ve Zir­ve­de­ki Hare Krish­na Ta­pı­na­ğı'na var­dık. Ayak­ka­bı­la­rı­mı­zı çı­kar­dık ve ta­pı­na­ğa adım attık. Her zaman ol­du­ğu gibi avucu acık iki eli­mi­zi bir­leş­ti­rip yü­zü­mü­ze gö­tür­dük ve "Na­mez­se" ve se­la­mı­mı­zı ver­dik. Fo­toğ­raf çek­tir­mek ser­best ol­du­ğu için yalın ayak bir oraya bir bu­ra­ya ko­şuş­tu­rup du­ru­yo­rum. İnsan­lar yer­ler­de,yön­le­ri bü­yü­cek bir sah­ne­nin or­ta­sın­da ışık­lar için­de ve yüz­ler­ce mumun yan­dı­ğı ay­dın­lık bir or­tam­da ve de ren­ga­renk çi­çek­ler­le süslü "Şiva"ya dö­ne­rek alın­la­rı­nı mer­mer ze­mi­ne de­ği­ri­yor ve da­ki­ka­lar­ca öyle ka­lı­yor. Bütün amaç, sa­lo­nun en önüne kadar git­mek ve Şiva'ya en yakın yerde ya­ka­ra­bil­mek. Sah­ne­nin mer­mer du­var­la­rı­na el sü­rü­yor­lar, öpü­yor­lar ve Şiva'nın yar­dı­mı­nı, için­de bu­lun­duk­la­rı çık­maz­dan ken­di­le­ri­ni kur­tar­ma­la­rı­nı di­li­yor­lar. An­la­mı­yo­ruz ama o an­lam­da iba­det et­tik­le­ri belli.Oy­na­yan­lar, dans eden­ler, şarkı söy­le­yen­ler, eği­len­ler, kal­kan­lar, el­le­ri ile Şiva'ya ye­tiş­me­ye ça­lı­şan insan seli. Sonra sah­ne­de bir insan gö­rü­nü­yor. Geniş el­bi­se­nin etek­le­ri yer­le­re kadar sü­rü­nü­yor. Her ta­ra­fı sim­ler­le iş­le­me­li el­bi­se için­de ol­duk­ça aza­met­li din adamı el­le­ri ile sanki gül suyu ser­per­ce­si­ne Şiva'ya bir­şey­ler atı­yor. Yer ye­rin­den oy­nu­yor. Ol­duk­ça iri gö­rü­nüm­lü adam, in­sa­nı et­ki­le­yen bir ses tonu ile dini söy­lem­ler­le Şiva'nın önün­de eğil­di­ği­ni ve sa­lon­da­ki bin­ler­ce in­sa­nın da ona uygun ha­re­ket­ler yap­tı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. Sah­ne­nin sa­ğın­da ve so­lun­da, or­ta­sın­da Şiva'nın bu­lun­du­ğu ve yine et­ra­fı mum ve çi­çek­ler­le süslü Şi­va­lar or­ta­ya çı­kı­yor. İnsan­lar on­la­ra da aynı kut­sa­ma­yı ya­pı­yor­lar.Tö­re­ni ter­ket­mek is­te­yen­ler çı­kı­şa doğru yö­ne­lir­ken, çıkış ka­pı­sı ya­nın­da ikram bö­lü­mü var. Bu­ra­da ken­di­le­ri­ne ikram edi­len şeker ka­mı­şın­dan ya­pıl­mış buğ­day ta­ne­si bü­yük­lü­ğün­de­ki şeker ve bir tatlı ka­şı­ğı şer­be­ti büyük bir kut­sal­duy­gu­lar için­de alıp içi­yor­lar. Tabi ki hemen ya­nın­da sizin bah­şi­şi­ni­zi bek­le­yen ko­ca­man bir san­dık mev­cut. Bu san­dı­ğa gön­lü­nüz­den ne ko­par­sa atı­yor­su­nuz. At­ma­sa­nız­da kim­se­nin bir şey de­di­ği yok. Kut­sa­ma­nın sonu bir türlü gel­mi­yor. Arka ta­raf­lar biraz daha Hint­li de­li­kan­lı­lar ve bizim gibi olaya ya­ban­cı olan in­san­lar­la dolu. Ba­zı­la­rı bize yak­la­şıp öz çekim yap­mak is­ti­yor­lar. Bazen de biz on­la­rı ya­nı­mı­za alıp bir­lik­te fo­toğ­raf çek­ti­ri­yo­ruz. Bu fo­toğ­raf çek­tir­me işi o kadar uzu­yor ki, Hint­li de­li­kan­lı­la­rın is­te­ği bi­tecek gibi değil. Arada çok il­ginç yüz­ler gö­rü­yo­rum. On­la­rın fo­toğ­ra­fı­nı çek­mek is­ti­yo­rum. Hiç kır­mı­yor­lar. Hatta be­ra­ber çekme is­te­ği­miz bile kabul gö­rü­yor.
GE­LECEK AFTA : HİNDİSTAN'IN ALTIN ÜÇGENİ
    (Devamı Haftaya Salı)


Bu yazı 387 defa okunmuştur.



Mehmet Emin Berber Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer