03-01-2019 MİSAFİR YAZAR

2019 nu­ma­ra­lı yıla baş­la­ma­ya, bun­dan son­ra­ki ya­zı­la­cak ta­rih­le­ri bu nu­ma­ray­la an­ma­ya bir gün kaldı. Yarın akşam, sa­at­ler­de akrep ve yel­ko­va­nın üst üste gel­di­ği an yeni nu­ma­ra­lı yıl hiz­me­te gir­miş ola­cak.
Var ol­ma­yan te­sis­le­rin bile açı­lı­şı­nı ya­pan­lar, kul­la­nı­ma yeni gi­recek yıl için açı­lı­şı­nı ya­pa­cak­lar mı? Bil­mi­yo­rum!
Akrep ile yel­ko­van tek vücut ol­du­ğun­da de­ği­şen sa­de­ce rakam ola­cak, bunu he­pi­miz bi­li­yo­ruz, yine de Noel ba­ba­dan is­ter­miş gibi ra­ka­mı de­ği­şen yıl­dan ol­ma­dık iyi­lik­ler, mu­ci­ze­ler, he­di­ye­ler di­li­yor ve ola­cak­mış gibi de bütün yıl bek­li­yo­ruz!Bir gün sonra ra­ka­mı­nı de­ğiş­ti­re­ce­ği­miz yılda, do­nu­muz­da­ki yır­tık bü­yü­yecek, al­dı­ğı­mız gıda mik­ta­rı aza­la­cak, bu sa­ye­de belki de ideal ki­lo­la­ra ula­şa­cak, sı­kın­tı­la­rı­mız ar­ta­cak, göz yaş­la­rı­mı­zın rengi git­tik­çe kı­zıl­la­şa­cak, or­man­la­rı­mız biraz daha kü­çü­lecek, akar­su­la­rı­mız daha da ku­ru­ya­cak.
Kı­sa­ca söy­le­mek ge­re­kir­se, her geçen gün 2002 ra­kam­lı yıl ön­ce­si­ne olan öz­le­mi­miz ar­tar­ken, “bun­dan daha kötü ne ola­bi­lir ki” cüm­le­si­ni hiç şa­şır­ma­dan tek­rar ede­ce­ğiz! Mev­cut kö­tü­lü­ğe alış­mış­lı­ğın ver­di­ği boş ver­miş­lik­le!
Ka­ram­sar­lık değil söy­lem­le­rim. Hiç ka­ram­sar de­ği­lim.
Ka­ram­sar olan tab­lo­nun ken­di­si.
Bizim için çi­zi­len “ge­lecek” adlı tablo si­ya­hın en ko­yu­suy­la ya­pı­lı­yor ki önü­mü­zü bile gör­me­ye­lim!
16 de­ği­şik ra­kam­lı yıl ya­şa­dık bu tab­lo­yu çi­zen­ler­le! “Tab­lo­yu çi­zen­ler” der­ken dü­şün­dük­le­ri­ni­zi kast et­mi­yo­rum! Git­tik­çe ko­yu­la­şan, si­ya­hın en koyu to­nuy­la çi­zi­len bu tab­lo­yu onlar değil biz­ler çiz­dik, hem de dü­şün­me­den.
Ulus­lar arası proje çer­çe­ve­sin­de ül­ke­de­ki tarım, gıda ve sa­na­yi üre­ti­mi yok edi­lir­ken tri­bün­ler­de­ki ye­ri­miz ça­lı­na­cak­mış gibi otur­du­ğu­muz yer­den kalk­ma­dık. Pro­je­nin ger­çek­leş­me­si için as­ke­ri ve­sa­ye­tin yı­kıl­ma­sı­nı, ya­şa­dı­ğı­mız dar­be­le­rin in­ti­ka­mı gibi gör­dü­ğü­müz­den al­kış­la­dık bile!
Dü­şü­nü­len proje uzun so­luk­luy­du. Pro­je­yi yü­rü­tecek olan­la­rın da uzun so­luk­lu bir ik­ti­dar dö­ne­mi ya­şa­ma­sı ge­re­ki­yor­du. Bu ne­den­le de dev­le­tin tüm bi­rim­le­ri­ni bi­re­bir el­le­ri­ne ge­çir­me­le­ri, en ufak çat­lak sesin kal­ma­ma­sı­nı sağ­la­ma­lıy­dı­lar. Gözü kara bi­çim­de adım adım ge­re­ke­ni yap­tı­lar. Önce medya ha­vuz­laş­tı­rıl­dı. Sonra as­ke­ri ve­sa­yet dar­ma­da­ğın edil­di. Ar­dın­dan ada­let maaşa bağ­lan­dı! Son ola­rak da par­la­men­to oluş­tu­ru­lan yeni Ana­ya­sa ile adeta lağ­ve­dil­di.
Ses çı­kar­dık mı? Hayır
Şa­şır­dık mı? Hayır.
Tri­bün­de­ki yer­le­ri­mi­zi ko­ru­mak­ta bile güç­lük çek­me­ye baş­la­dık. Her geçen gün tri­bün­den iz­le­me­ye ge­len­le­rin sa­yı­sı art­tı­ğı, tri­bün ka­pa­si­te­si­nin ye­ter­siz­li­ği ne­de­niy­le!
Se­yir­ci ol­ma­yan çat­lak ses­li­le­rin ses­le­ri­nin ke­sil­me­si için yeni, büyük ve yük­sek du­var­lı ce­za­ev­le­ri ya­pıl­ma­ya baş­la­dı. Ya­pı­lan her ce­za­evi hemen do­lu­yor, yet­mi­yor, ye­ni­le­ri inşa edi­li­yor­du. Ce­za­ev­le­ri­nin ya­pı­mı­nı da biz­ler üst­le­ni­yor­duk, dü­şün­ce­siz­ce! Öl­dü­rü­len her insan için har­ca­nan pat­la­yı­cı, mermi ve gaz bom­ba­la­rı­nın gi­der­le­ri­ni üst­len­di­ği­miz gibi.
16 yıl­dır konut, AVM (Alış Veriş Mer­kez­le­ri) ve re­zi­dans ya­pı­mı hariç üre­ti­me dönük bir ya­tı­rı­mı ol­ma­yan dev­let, YİD (Yap İşlet Dev­ret) mo­de­liy­le yap­tır­dı­ğı oto­yol, köprü, tünel, metro, ha­va­li­ma­nı ve li­man­lar için yine elini biz­le­rin ce­bi­ne soktu ve 20 yıl­dan fazla ge­le­ce­ği­mi­zi bir avuç ser­ma­ye­da­rın ce­bi­ne el­le­riy­le soktu, biz­ler bun­la­rı tri­bün­den iz­ler­ken!
İçe­ri­sin­de, isim­le­ri­ni ilk defa duy­du­ğu­muz gı­da­lar tü­ke­ti­len bir büyük sa­ra­yı­mız da oldu. Kü­çü­ğün ya­pı­mı da devam edi­yor! Lüks araç par­kı­na dönen yö­ne­tim bi­rim­le­ri­nin tüm gi­der­le­ri­ni de öde­me­ye devam edi­yo­ruz, dibi de­lin­miş büt­çe­miz­le!
Ada­let kendi sa­ra­yın­da mutlu mesut ya­şar­ken el­bet­te on­la­rı yo­ra­cak bir şey­le­rin ya­pıl­ma­sı müm­kün de­ğil­dir. O ne­den­le ya­sa­la­rın kul­la­nı­mı­na bir süre ara ve­ril­di. Böy­le­ce bir­çok bü­rok­ra­tik iş­le­me de gerek kal­ma­dı. Yüz bin­den fazla insan hiç­bir yargı ka­ra­rı­na gerek du­yul­mak­sı­zın işten çı­kar­tıl­dı. Yet­mi­yor­muş gibi pa­sa­port, eh­li­yet ve ben­ze­ri tüm bel­ge­le­ri iptal edi­lip, başka bir işte ça­lış­ma­sı da en­gel­le­ne­rek ölüme mah­kûm edil­di.
Ne şa­şır­dık ne ses çı­kart­tık!
Ses çı­kart­say­dık, tri­bün­ler­de­ki ye­ri­mi­ze baş­ka­sı otur­muş, biz­ler de bir ce­za­evi­nin kalın ve yük­sek du­var­la­rı ar­ka­sın­da biz­le­re su­nu­lan zulmü ya­şı­yor ola­cak­tık. Hala tri­bün­de­ki ye­ri­miz­de otu­ru­yor­sak, se­si­mi­zi ye­te­rin­ce kıs­mı­şız de­mek­tir!
Bir gün sonra ra­ka­mı de­ği­şecek yeni yılda ne ol­ma­sı­nı is­ti­yor­sak onun res­mi­ni uygun renk­ler­le yap­ma­mız ge­re­kecek. Aksi tak­tir­de, çiz­di­ği­miz koyu ka­ran­lık­ta nefes bile al­ma­mız zor­la­şa­cak.
Di­lek­le­ri­mi­zi ge­ti­recek olan Noel baba biz­le­riz, Noel baba biz­zat ken­di­mi­ziz..
Ge­le­ce­ğin nasıl ol­ma­sı­nı is­ti­yor­sak ona uygun bir duruş ser­gi­le­mek, ona uygun fır­ça­lar ve renk­ler bulup ge­le­ce­ğin res­mi­ne bir an önce baş­la­ma­mız önce ken­di­miz ve ya­kın­la­rı­mı­zın sonra da tüm güzel yü­rek­li in­san­la­rın fay­da­sı­na ola­ca­ğı­nı hiç kimse inkar ede­mez.
Sü­per­men­ler, Noel ba­ba­lar, aziz­ler ve ben­zer üstün in­san­la­rın ta­ma­mı, biz­ler tri­bün­de ra­hat­ça otu­ra­lım diye el­le­ri ce­bi­miz­de olan­lar­ca ya­ra­tıl­dı­lar.
Kendi Noel baban ola­cak­sın. Kendi sü­per­me­nin ola­cak­sın. Kendi azi­zin ola­cak­sın ki si­ya­hın en ko­yu­suy­la yap­tı­ğın resim de­ğiş­sin.
Son ra­ka­mı­nı de­ğiş­ti­re­ce­ği­miz yılın ger­çek­ten yeni ol­ma­sı­nı is­ti­yor­sak, yeni bir şey­ler yap­ma­mız ge­re­ki­yor. Tri­bün­de­ki ye­ri­miz­den kalk­ma­mız ge­re­ki­yor. Sev­dik­le­ri­miz­le ku­cak­laş­ma­mız ge­re­ki­yor. Yü­re­ği­miz­de yeni sev­gi­ler için yer aç­ma­mız ge­re­ki­yor. Sev­dik­le­ri­miz için be­del­ler öde­me­miz ge­re­ki­yor.
Yeni ra­kam­lı yılda tek di­le­ğim uzun uy­ku­la­rı­mız­dan uyan­mak.
Ya sizin?


Bu yazı 3552 defa okunmuştur.



MİSAFİR YAZAR Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer