24-05-2019 MİSAFİR YAZAR
MİSAFİR YAZAR

MİSAFİR YAZAR

DAT­ÇA-KNİDOS ULUS­LA­RA­RA­SI KÜL­TÜR SANAT AKA­DEMİSİNDE (UKKSA) KÖY ENSTİTÜLERİNİ KO­NUŞ­MAK

Prof. Dr. Kemal Ko­ca­baş Yeni Kuşak Köy Ens­ti­tü­ler Der­ne­ği Genel Baş­ka­nı ke­ko­ca­ba­s@?gmail.?com

11 Mayıs 2019 Cu­mar­te­si günü sabah erken sa­at­ler­de ara­bam­la Datça yol­la­rın­day­dım. Doğa, ba­ha­rın tüm cö­mert­li­ği­ni su­nu­yor­du. Renk­le­rin sen­fo­ni­si­ni iz­le­ye­rek mavi ve ye­şi­lin tüm ton­la­rı­nı, ko­ku­la­rı­nı his­se­de­rek Datça'day­dım. UKKSA ku­ru­cu­su Sev­gi­li Nev­zat Metin davet et­miş­ti. Dat­ça-Ya­ka­köy'de Gül­sen Tun­cer, Osman Şahin ve Öner Yağcı ile bir­lik­te Köy Ens­ti­tü­le­ri­ni ko­nu­şa­cak­tık. Ya­ka­köy'e var­dı­ğım­da hey­kel­ler­le do­na­tıl­mış, cıvıl cıvıl bir aka­de­mi or­ta­mı kar­şı­ma çıktı. On gün­lük bir ça­lış­ma için ül­ke­nin her bir kö­şe­sin­den gelen 13 mo­za­ik sa­nat­çı­sı imece ile bir yapıt üre­ti­yor­lar­dı. Mo­za­ik iş­li­ğin­de ça­lı­şan sa­nat­çı­la­rı gö­rün­ce aka­de­mi or­ta­mı­nın ya­ra­tı­cı­lı­ğı­nı say­gıy­la se­lam­la­dım. Bu­ra­sı bir ens­ti­tüy­dü, ay­dın­lan­ma oku­luy­du adeta.
Ulus­la­ra­ra­sı Kni­dos Kül­tür Sanat Aka­de­mi­si (UKKSA), Kni­dos antik kenti ya­kı­nın­da Datça ya­rı­ma­da­sı­nın ba­tı­sın­da bu­lu­nan Ya­ka­köy'de 2007 Ara­lık ayın­da açı­lır. İle­ri­ci si­ya­set ku­ru­mu ve sanat dün­ya­sın­da yıl­lar için­de ken­di­ni var eden Nev­zat Metin, ya­şa­mı­nın tüm bi­ri­ki­mi­ni sa­na­tın ya­ra­tı­cı­lı­ğı­na ak­ta­rır ve sanat dün­ya­sı­nın üret­ti­ği imece ile UKKSA'yı ya­ra­tır. Eski bir okul yer­leş­ke­sin­de düş­le­ri­ni ha­ya­ta ge­çi­ren Nev­zat Metin, her yıl yüz­ler­ce et­kin­lik­le bin­ler­ce sa­nat­çı­yı aka­de­mi­de ağır­lar. Atöl­ye­ler, mi­sa­fir­ha­ne­ler, bir kafe ve soh­bet için bir av­lu­ya sahip aka­de­mi yıl için Tür­ki­ye ve dün­ya­dan yüz­ler­ce sa­nat­çı re­sim­den hey­ke­le, se­ra­mik­ten cam sa­na­tı­na yüz­ler­ce eser ya­ra­tı­yor, sanat şö­le­ni üre­ti­yor­lar adeta… Sa­nat­çı­lar ta­ra­fın­dan aka­de­mi­de üre­ti­len eser­ler aka­de­mi­ye ba­ğış­la­na­rak aka­de­mi­nin ayak­ta kal­ma­sı sağ­la­nı­yor. Yıl için­de Tür­ki­ye'nin dört bir ya­nın­dan yüz­ler­ce öğ­ren­ci­nin ge­le­rek eği­tim al­dı­ğı aka­de­mi bir antik ken­tin ya­kı­nın­da insan ya­ra­tı­cı­lı­ğı­nı or­ta­ya çı­ka­ran bir iş­lev­sel­li­ğe onur­la imza atı­yor.
Aka­de­mi, Ko­ca­dağ'ın etek­le­rin­de, badem ağaç­la­rıy­la do­na­tıl­mış eski il­ko­kul yer­leş­ke­sin­de ku­rul­muş. Oku­lun öy­kü­sü­nü merak ettim hemen. İki sı­nıf­lı okulu ve öğ­ret­men loj­ma­nı­nı 1945 Kı­zıl­çul­lu Köy Ens­ti­tü­sü çı­kış­lı öğ­ret­men Mu­zaf­fer Pi­lav­cı ve köy­lü­ler ime­cey­le yap­mış­lar. Pi­lav­cı Öğ­ret­men okul in­şa­atı ön­ce­si bir yıl ev­ler­de ders yapar. Aka­de­mi bah­çe­sin­de ens­ti­tü­lü öğ­ret­men Mu­zaf­fer Pi­lav­cı'nın emek­li öğ­ret­men oğlu Akın Pi­lav­cı ile ta­nış­tım. Onun ak­tar­dı­ğı­na göre Mu­zaf­fer Öğ­ret­men “Köy Ens­ti­tü­sü beni ay­dın­lat­tı, ben de kö­yü­mü ay­dın­la­ta­ca­ğım” he­ye­ca­nı ile emek­li ol­du­ğu 1977 yı­lı­na kadar kö­yün­de öğ­ret­men­lik yap­mış. Bir başka ma­hal­le­de yeni bir okul ya­pı­lın­ca ve ta­şı­ma­lı eği­tim dev­re­ye gi­rin­ce Pi­lav­cı Öğ­ret­me­nin köy­lü­ler ile bir­lik­te yap­tı­ğı okul 1990'da terk edi­lir. 1992'de köyün kül­tü­rel mi­ra­sı olan okul yer­leş­ke­sin­de ge­rek­li yasal iş­lem­le­ri ye­ri­ne ge­ti­ri­le­rek aka­de­mi (UKKSA) ku­ru­lur. Köy Ens­ti­tü­le­ri kav­ra­mı ve üret­ti­ği al­gıy­la aka­de­mi al­gı­sı ör­tüş­müş­tü. Pi­lav­cı Öğ­ret­me­nin köy­lü­le­rin ime­ce­si ile üret­ti­ği me­kan­lar ışık saç­ma­ya devam edi­yor­du.
Saat 17.00'de Aka­de­mi­nin bah­çe­sin­dey­dik. Ko­nuş­ma­cı­la­rın ki­tap­la­rı ma­sa­lar­da imza bek­li­yor­du, atöl­ye­de ça­lı­şan sa­nat­çı­lar bal­kon­dan pa­ne­li iz­li­yor, or­ta­da­ki san­dal­ye­ler­de Datça'dan, Pa­la­mut­bü­kü' nden, köy­den gelen ar­ka­daş­la­rı­mız ve güler yü­züy­le Datça Be­le­di­ye Baş­ka­nı sev­gi­li Gür­sel Uçar vardı. Panel baş­lar­ken ise bal­kon­da sev­gi­li Can Yücel'in sa­nat­çı eşi Güler Yücel te­ker­lek­li san­dal­ye­sin­den biz­le­re gü­lüm­sü­yor­du.
Pa­ne­lin yön­len­di­ri­ci­li­ği­ni ti­yat­ro sa­nat­çı­sı Gül­sen Tun­cer yaptı. Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin ne­le­ri ba­şar­dı­ğı­nı, nasıl ku­rul­du­ğu­nu özet­le­yen Tun­cer ilk sözü Prof. Dr. Kemal Ko­ca­baş'a verdi. Ko­ca­baş söz­le­ri­ni bu yer­leş­ke­de imece ile il­ko­ku­lu yapan Pi­lav­cı Öğ­ret­me­ne se­lam­la­ya­rak baş­la­dı. Ens­ti­tü eği­tim sis­te­mi­nin ülke ger­çek­le­rin­den ve ih­ti­yaç­la­rın­dan yola çı­ka­rak ha­zır­lan­dı­ğı­nı ve bu an­lam­da iş­lev­sel ol­du­ğu­nun al­tı­nı önem­le çizdi. Son on yılın YGS or­ta­la­ma­la­rı ve PISA so­nuç­la­rı­nı yo­rum­la­ya­rak 2019 yı­lın­da eği­tim sis­te­mi­nin dibe vur­du­ğu­nu, tüm ni­te­li­ği­ni kay­bet­ti­ği­ni, eği­ti­min pi­ya­sa­laş­tı­rıl­dı­ğı­nı, din­sel­leş­ti­ril­di­ği­ni ifade ede­rek eği­ti­min bir hak ol­mak­tan çık­tı­ğı­nı ifade etti. YKKED genel baş­ka­nı söz­le­ri­ni Yücel, Ton­guç ve tüm ens­ti­tü­lü öğ­ret­men­le­ri se­lam­la­ya­rak ta­mam­la­dı. Pa­nel­de daha sonra yazar Öner Yağcı söz aldı. Ton­guç'un ya­şa­mın­dan ör­nek­ler ve­re­rek ens­ti­tü­le­ri ve ka­za­nım­la­rı­nı an­la­tan Öner Yağcı söz­le­ri­ni Ahmet Arif'in “Ana­do­lu” şi­iri­ni oku­ya­rak ta­mam­la­dı. Son söz Dicle Köy Ens­ti­tü­sü gi­riş­li Dicle İlköğ­ret­men Okulu çı­kış­lı yazar, se­na­rist Osman Şa­hi­ni'deydi. Osman Şahin ko­nuş­ma­sın­da Cum­hu­ri­yet ta­ri­hin­den ör­nek­ler ve­re­rek baş­la­dı, Dicle Köy Ens­ti­tü­lü yıl­la­rı ve Tür­ki­ye'de des­po­tik ka­ran­lık dö­nem­le­re dair ya­şa­dık­la­rı­nı esp­ri­ler­le an­lat­tı.
Panel son­ra­sı iz­le­yi­ci­ler de söz ala­rak ko­nuş­ma­cı­la­ra so­ru­lar sor­du­lar. Bal­kon­da te­ker­lek­li san­dal­ye­sin­de pa­ne­li iz­le­yen sev­gi­li Güler Yücel söz ala­rak pa­ne­li dü­zen­le­yen Nev­zat Metin'e te­şek­kür etti. Yücel ve Ton­guç'un be­ra­ber­li­ği­ne, dost­lu­ğu­na vurgu yaptı. Can Yücel ile Ton­guç ara­sın­da­ki duygu ve dü­şün­ce ör­tüş­me­si­nin al­tı­nı çizdi. Pa­ne­le ka­tı­lan­la­ra te­şek­kür ede­rek ara­mız­dan ay­rıl­dı. Sev­gi­li Gün­sel Tun­cer Can Yücel'ın ba­ba­sı için yaz­dı­ğı ve ede­bi­ya­tı­mız­da ba­ba­lar için ya­zıl­mış kla­sik bir şiir ola­rak onur­la yer alan “Ha­yat­ta Ben En Çok Ba­ba­mı Sev­dim” şi­iri­ni okudu
Panel so­nu­na doğru aka­de­mi­de ça­lı­şan mo­za­ik sa­nat­çı­sı Leyla Tir­ya­ki­oğ­lu söz aldı. De­de­le­ri Meh­met Ali Nal­ban­toğ­lu ile Raşit Tir­ya­ki­oğ­lu'nun 1944 Kas­ta­mo­nu-Göl Köy Ens­ti­tü­sü çı­kış­lı iki ar­ka­daş ol­du­ğu­nu ve on­la­rın ya­şa­dı­ğı bir olayı ak­tar­mak is­te­di­ği­ni ifade etti. Meh­met Ali Nal­ban­toğ­lu ens­ti­tü tuğla har­ma­nın üs­tü­ne ya­ğa­cak yağ­mur­dan ko­ru­mak için ör­tü­le­me ya­par­ken ku­ru­lan is­ke­le­den düşer. Ayağı kang­ren olur. Milli Eği­tim Ba­ka­nı Ha­san-Ali Yücel ve İsmail Hakkı Ton­guç bu olay­dan ha­ber­dar olur­lar ve özel ola­rak il­gi­le­nir­ler. Özel ara­ba­sı­nı gön­de­re­rek öğ­ren­ci Nal­ban­toğ­lu'nun An­ka­ra'ya gel­me­si­ni sağ­lar. Öğ­ren­ci­nin ayağı ke­si­lir, te­da­vi­si ya­pı­lır, pro­tez ta­kı­lır ve Yücel yine özel ara­ba­sıy­la Nal­ban­toğ­lu'nun ens­ti­tü­ye geri gön­de­rir ve sü­re­ci hep takip eder. Leyla Tir­ya­ki­oğ­lu, de­de­si­nin bu pro­tez­li ayak­la öğ­ret­men­lik yap­tı­ğı­nı ve Yücel'in ve ens­ti­tü­le­rin hü­ma­nist bu insan sı­cak­lı­ğın­da­ki dav­ra­nı­şı­nı ailecek hiç unut­ma­dık­la­rı­nı ifade ede­rek bu pa­ne­li iz­le­mek­ten duy­du­ğu mut­lu­lu­ğu ifade eder.

Akşam, sev­gi­li Emi­ne-Nev­zat Metin çifti ve pa­ne­list dost­la­rı­mız­la be­ra­ber aka­de­mi­de ye­mek­tey­dik. Yemek adeta bir kül­tü­rel şö­le­ne dö­nüş­tü. Tür­ki­ye'nin yakın ta­ri­hi­ne yö­ne­lik ta­nık­lık­lar ve anı­lar­la dolu yemek sevgi ve dost­luk­la bit­ti­ğin­de mut­luy­duk. Dat­ça-Ya­ka­köy'de Köy Ens­ti­tü­lü bir öğ­ret­me­nin emeği ile üre­til­miş me­kan­lar­da Köy Ens­ti­tü­le­ri gibi ça­lı­şan ve sa­na­tın ya­ra­tı­cı­lı­ğı­nı or­ta­ya çı­ka­ran bir aka­de­mi vardı. Sanat ve emek yoğun bu güzel or­tam­dan er­te­si gün sabah yol­lar­da do­ğa­yı tek­rar ya­şa­ya­rak, so­lu­ya­rak an­ne­ler gü­nün­de an­ne­me sa­rıl­mak için Ka­vak­lı­de­re'dey­dim. Datça'da üre­ti­len aka­de­mi ime­ce­si için sev­gi­li Nev­zat Metin'i ve eşini sev­giy­le, dost­luk­la se­lam­lı­yo­rum.


Bu yazı 2540 defa okunmuştur.



MİSAFİR YAZAR Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer