22-03-2022 Puya Sevi Mimiroğlu

Ne­re­dey­se tüm in­san­lık ta­ri­hi sü­re­sin­ce top­lum­lar için önem­li bir tabu
olan “çıp­lak­lık” bir­çok Ba­tı­lı res­sam için her zaman çe­ki­ci bir konu ol­muş­tur. Ancak iç­le­rin­de ya­şa­dık­la­rı top­lum, çıp­lak­lık ve çıp­lak­lı­ğın res­me­dil­me­si ko­nu­sun­da katı
ku­ral­lar da­yat­mış­tır. Bu ku­ral­lar bazı ül­ke­ler­de ya­sa­lar­la, bazı ül­ke­ler­de ise ki­li­se bas­kı­sı ve En­gi­zis­yon mah­ke­me­le­riy­le ko­run­muş­tur. Çıp­lak­lı­ğı res­met­mek is­te­yen Ba­tı­lı res­sam­lar çıkış yo­lu­nu, ken­di­le­rin­den ve iç­le­rin­de ya­şa­dık­la­rı top­lum­dan ol­ma­yan, hatta insan bile ol­ma­yan Kla­sik Yunan Mi­to­lo­ji­sin­de­ki tanrı ve tan­rı­ça­la­rı, bi­li­nen mit­le­ri çer­çe­ve­sin­de res­met­mek­te bul­muş­lar­dır.
Mi­to­lo­jik tanrı ve tan­rı­ça­lar, zaten hiç var ol­ma­mış “ha­ya­li” ka­rak­ter­ler ol­du­ğu için insan for­mun­da çıp­lak çi­zil­me­le­ri ne top­lum ne de ki­li­se için sorun teş­kil et­me­miş­tir. Mi­to­lo­ji­yi kul­la­na­rak çıp­lak­lı­ğı res­met­mek bir res­sam için bir ta­bu­yu yık­ma­nın ya­nın­da, insan ana­to­mi­si çi­zi­min­de­ki us­ta­lı­ğı­nı ve pres­tij ka­zan­dı­ran mi­to­lo­jik ko­nu­la­ra ha­ki­mi­ye­ti­ni gös­ter­mek için de önem­li bir konu se­çi­mi ol­muş­tur.
Esas ola­rak Rö­ne­sans iti­ba­rıy­la res­me­dil­me­ye baş­la­nan mi­to­lo­jik ko­nu­la­rın yer al­dı­ğı
re­sim­ler, Yük­sek Rö­ne­sans'a ge­çi­şi de sim­ge­ler. (Kra­us­se, 2005).
Bu ko­nu­da en ba­şa­rı­lı ve en çok öne çıkan ya­pıt­lar­dan biri Sand­ro
Bot­ti­cel­li'nin “Venüs'ün Do­ğu­şu” dur. Mi­to­lo­jik ko­nu­lar ara­cı­lı­ğıy­la çıp­lak­lı­ğın
ba­şa­rıy­la res­me­dil­di­ği önem­li ör­nek­ler­den ba­zı­la­rı; Sand­ro Bot­ti­cel­li'nin “İlk­ba­har”,
An­to­nio Al­leg­ri da Co­reg­gio'nun “Danaë”, Peter Paul Ru­bens'in “Paris'in Se­çi­mi”
ve “Le­ucip­pus'un Kız­la­rı­nın Ka­çı­rı­lı­şı”, Ti­zi­ano Ve­cel­lio'nun “Ur­bi­no Af­ro­di­ti” ve
“Af­ro­dit ve Ado­nis”, Diego Velázquez'in “Ay­na­lı Venüs”, Ja­c­qu­es-Lo­u­is David'in
“Hec­tor'un Ölümü” ve “Mars ve Venüs”, Fran­ço­is Bo­uc­her'nin “Eros'un Eği­ti­mi”
ve Mic­he­lan­ge­lo Me­ri­si da Ca­ra­vag­gio'nun “Eros” adlı ya­pıt­lar­dır.


Bu yazı 776 defa okunmuştur.



Puya Sevi Mimiroğlu Diğer Yazıları
reklam
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer