01-01-1970 Rafet Laçin
Rafet Laçin

Rafet Laçin

SİYAH BEYAZ - VERİLEN RÜŞVETLERİ GÖRÜR GİBİYİM

Bana zül geliyor! Memleketin içine düştüğü kirli, karanlık, sefalet, kokan bu girdabın içinde insanlarımızın geleceğine dair ürkütücü gerçek acı hikâyelerin ihtimallerini yazmak. İnsani hassasiyetlerim görebildiğim aykırı, durumlara duyarsız kalmama reflekslerimle, önüme döşenen “etik değer rayları ile!” Edindiğim terbiye ve yetişme tarzımın sorumluluğunu harmanlayarak, insanî duyarlılık ve tepkimin her zaman âdil ve vicdanî ölçeklerle hayat bulduğunu söylemeliyim. Beni ilgilendirmese de bir yanlışlığa seyirci kalamam.
Yaşadığımız şu küçücük kasabada bile saman altında su yürüten bazı densizler, vatandaşın sağduyu ve hoşgörüsünü suiistimal ederek, “yaşam tarzına müdahale” hassasiyetini kullanarak, dikkatleri amaçlarına uygun noktalara çekmeyi sürdürmektedirler. Kendileri tarihten gelen “hayali korku üretme” alışkanlığına bağlı olarak  son üretikler “mahalle baskısı” korkusunu fiile ilçemizde uygulayarak, masum, birilerine iftira ederek, çamur atarak, hedef haline getirerek, uyguladıkları baskı sonucu yaratıkları ürkütücü ortamda her türlü “yolsuzluğu, hırsızlığı, iltimasın, “karşıtlarını” tasfiyer ederek sürdürmektedirler. Bilinen bu durumu, kimsenin görememesi, kimsenin sorgulamaması bu nedenledir. 
Yine şu yaşadığımız küçücük kasabanın “hepimizin yaşayarak şahit olduğu” son on beş yılının belediyeciliğini analiz edelim bakalım! İlk beş yılık dönemi; halkın emek ve geleceğinin büyük sermayeye peşkeş çekildiği dönemdir. Yolsuzluk ve yoksulluğun taban bulduğu, kayırmacılık, kindarlık, baskının, Devlet gücü olarak tatbikatının yapıldığı bir dönemdir. siyasîlerin ilk nemalaşması bu dönemde başlamıştır.
İkinci beş yıllık dönemde ilk beş yıllık dönemin bir devamı olmuştur. İlk dönemde başlayan, yolsuzluk, suiistimal, kanunsuzluk ilk dönemin armağanı olarak devam etmiş, ayrıca yeni yeni rant alanları yaratılarak su başını tutan aynı kadrolar epeyce meşru olmayan servetler edinmişlerdir. Mızrap çuvala sığmayınca da! Bu yeni türeyen zenginlerin artık savunulması güçleşmiş, müsebbip yandaşlar özür dileyeceklerine, devekuşu gibi kafalarını kuma gömüp, göremediklerini, başkasının da göremeyeceğini var sayarak avunmuşlardır.
Üçüncü beş yıllık dönem için her ne kadar, geçmiş de yaşanan, yolsuzluk, rüşvet, partizanlık, kirliliklerini örtbas etmek amacı ile “dürüstlük algısını” güçlendirecek bir propoğanda dönemi sergilendirildiyse de! İçi boş olan söylemlerle, aykırı gelişen olayların, bileşkesi olan gerçekler kısa sürede maskeleri düşürmüş gerçek yüzler ortaya çıkmıştır.  En önemli gerçek, nöbeti aldıkları ikinci dönemin bütün “yolsuzluk, rüşvet, rant” gibi olumsuzluklara ait söylentileri, şayiaları, dikkate almadan, bir “teftiş sonucu” raporu hazırlatmadan görevi teslim almaları sonucu onlarda o çamura bulaşmış balçıkla sıvanmışlardır.
Yeni bir dönemi iyice kirlenmiş bir sayfayla açtık. Meşhur ata sözümüze uygun olarak! “Dalga boyumu aşmış ha beş karış, ha on karış” deyip, nasıl olsa kirlendik derecesi önemli değil anlamına gelecek şekilde, etik dışı davranma aymazlığını gösterenler, çıkarları uğruna dava arkadaşlarını gambazlıyarak, entrikalar çevirerek, kendilerine hak etmedikleri mevkiler edinmişlerdir. Bu mevki ve makamlarını sağlayan diğer kirli yoldaşlarına da verdikleri rüşveti görür gibiyim. 


Bu yazı 39790 defa okunmuştur.



Rafet Laçin Diğer Yazıları
reklam
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer