01-01-1970 Rafet Laçin

              Bütün İslam âlemi! Kutsal mübarek Ramazan ayını ve sonrası mübarek, Ramazan Bayramını büyük bir matem, ıstırap, acı, ve gözyaşı içinde geçirmiştir. İsrail'in hunharca ve acımasızca soykırım uyguladığı “Gazze'ye,” özellikle okullara ve sivil hedeflere yaptığı füze saldırıları sonucu yaratığı, çocuk, kadın, sivil, can kayıplarıyla, bütün Dünya'nın nefretini kazanmasına rağmen hala bir kısım, insanî beşerde nasibini almamış kişilerin, gurupların, ülkelerin, sessizlik içinde bu vahşeti izlemeleri bir insanlık ayıbı olarak ortada durmaktadır. 
İlçemizde 'de olmadık bahaneleri üreterek sokakta kaos yaratmayı kendisine alışkanlık haline getirmiş Ana muhalefet ve radikal işbirlikçileri olan, varoş kaçkınlarından 'da ne hikmetse ses çıkmıyor, katliamlar, sesiz, sedasız, izlenmektedir. Anlaşılan “Gazze soykırımı” üzerinde iktidarı eleştirilecek bir açık alan olmuş olsaydı! Datça sokakları çoktan hamasîye kokan, büyük gösterilere, sloganlara, söylemlere, sahne olacaktı.   
Hadi! Amerika'nın küçük yavru kabul ettiği İsrailli, kollamak için, sessizliğini koruyor diyelim, batılı ülkeleri de baskı altına alarak, duyarsız kalmalarını sağlıyor, var sayalım. Kaldı ki son günlerde onların da bu vahşetin kabul edilemez olduğunu, kısık sesle de olsa, seslendirmeye başladılar. Peki bu sokakları istilâ etmeyi, her fırsatta sorunu dile getirmenin tek yolu olarak gören Ana muhalefet ve radikal işbirlikçileri neden bu can alıcı felâketi Datça sokaklarında dillendirmiyor, bir tepki göstermiyor.
 İlçe yönetimini elinde bulunduran, ancak genel yönetimde Ana muhalefet sorumluluğunu üstlenmiş olan ilçemizin siyasî kadrolarına şu gerçeği hatırlatmak isterim. Büyük kentlerin varoşlarında yetişmiş, bir türlü kentli olmayı başarmamış, başarısızlığı içine sindiremeyince de, agresif ve radikalleşmişlerdir. Bu kişilikler, varoşlarından yaşadıkları, büyük kentlere çok yönlü tahribatları uygulayarak, kenti yaşanmaz hale getirdikten sonra, o kenti terk etmek zorunda kalarak başka bir masum yerleşim alanına yerleşerek, hedefinde yeni yerleşim alanında inisiyatif sahibi olmaya, söz sahibi olunmaya yeni bir çalışma düzeni kurarlar.
Bu varoş kaçkınlarının iki de bir sokağa çıkıp kaos yaratmanın, iyi niyete, verimli sonuçlara, bağlı eylem tarzı değildir. Onların yoktan var ettikleri hassasiyetlerin tek nedeni, kendilerine bir “farkındalık” algısını yaratmaktır. Toplumsal hassasiyetlerle onları hassasiyetleri hiçbir zaman örtüşemez. Dayattıkları eylem ve olgular önce sevgiyi yok eder. Etik değerleri, inançları ve merhameti bir insanlık zafiyeti gibi görürler. O değerleri yok etmek için sözde “hak, hukuk, adalet” gibi göreceli kavramlarını kullanarak, “fitneyi, fesattı, kavgayı, savaşı, husumeti, nizaı, yaratmaya çalışırlar.
İşte! İlçemizi yöneten sorumluluk sahibi yöneticiler size düşen görev, ilçe halkının tamamını ilgilendiren hizmet anlayışınızı, Datça'da geleceğini arayan, tüm halkın ihtiyaç ve taleplerine uygun olarak uygulamaktır. Doğal olarak “geleceğini Datça 'ya adayan” insanların ihtiyaç ve beklentileri ile Datça 'da uçuk yaşayan geçici yerleşiklerin ihtiyaç ve beklentileri örtüşemez. Kendinize oy deposu olarak görüp ihtiyaç ve taleplerine öncelik verdiğiniz! Varoşlardan ilçeye yerleşen ve ortak ideolojik buluştuğunuz işbirlikçilerinizle, yıkıcı eylemlerden ziyade, Gazze 'de işlenen insanlık suçunu da dile getirecek hassasiyet oluşturacak, duyarlılığı gösterin. Gazze katliamına duyarlı olmak insanî bir zorunluluktur. 
                                        


Bu yazı 40159 defa okunmuştur.



Rafet Laçin Diğer Yazıları
reklam
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer