© DATÇA HABER

Datça’da yol ve kaldırım çalışmaları sırasında yeşilin yok edilmesine vatandaşlardan sert tepki

Simge AYBEY: Datça’da yol ve kaldırım düzenlemeleri kapsamında yapılan çalışmalar, ilçenin yeşil dokusuna zarar verildiği gerekçesiyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle İskele Mahallesi’nde yürütülen uygulamalar sırasında çok sayıda ağacın sökülmesi, vatandaşların büyük tepkisine neden oldu.

Datça’da, son günlerde devam eden yol ve kaldırım çalışmaları tartışma yarattı. İlçenin birçok noktasında sürdürülen düzenlemeler kapsamında, yıllardır sokaklara gölge veren limon, portakal, nar, badem, zeytin ve çam ağaçlarının sökülmesi, ilçede çevre ve planlama anlayışını yeniden gündeme taşıdı.
Vatandaşlar, yapılan çalışmalarda yeterli planlama ve bilgilendirme yapılmadığını savunarak, “hizmet mi, yoksa geri dönüşü zor bir hata mı?” sorusunu sormaya başladı.

“Sorun Ağaç Değil, Anlayış”
İskele Mahallesi Muhtarı Meriç Bora, Sosyal medya da konuya ilişkin yaptığı sert değerlendirmede, tartışmanın yalnızca “ağaç kesimi” üzerinden yürütülmesinin eksik kalacağını ifade etti. Bora, esas meselenin yapılan hizmetin Datça’ya uzun vadede ne kazandıracağı olduğunu belirtti.
“Kamusal alandaki ağaçlar, vatandaşın geçişine engel oluyorsa elbette teknik çözümlerle revize edilebilir. Buna kimse karşı değil. Ancak mesele ‘ağaç mı kaldırım mı’ değildir. Mesele, bu kenti nasıl bir geleceğe taşıyacağımızdır. İnsanlar bize oy verirken olaylara farklı bakabilelim, doğruyu arayalım diye yetki verdi.”

Vatandaş: “Sabah Çıktık, Akşam Ağaç Yoktu”
Mahalle sakinleri, bazı sokaklarda yapılan çalışmalar öncesinde kendilerine bilgi verilmediğini dile getirdi. Evlerinden sabah çıkan vatandaşlar, akşam döndüklerinde evlerinin önündeki yetişkin ağaçları yerinde bulamadıklarını söyledi.
Bora, bu durumu şu sözlerle aktardı:
“Bu yollarda sağlı sollu ağaçlarımız vardı; limonumuz, portakalımız, narenciyelerimiz vardı. Geldiler, aldılar. İnsan evindeyken kepçeyle ağacı parçalıyorlar. Sonra ‘bahçen varsa oraya dikelim’ deniliyor. Oysa böyle işler vatandaşa anlatılarak, birlikte çözüm üretilerek yapılır.”

“Ne Varsa Kesildi” Eleştirisi
Muhtar Bora, çalışmaların aceleyle ve günü kurtarmaya dönük yapıldığını savunarak, bazı bölgelerde mevcut ağaç dokusunun tamamen yok edildiğini ifade etti. 110. Sokak’ta da benzer bir tablonun yaşandığını belirten Bora, bölgenin yoğun yaya trafiğine sahip olmamasına rağmen çok sayıda ağacın söküldüğünü söyledi.
“Ağaçlar budanabilirdi, yol mevcut ağaçlara göre yeniden düzenlenebilirdi. Bunun yerine en kolay yol seçildi; ne varsa kesildi, biçildi.”
“İnsanlar Datça’ya Betona Bakmaya Gelmez”
Datça’nın bir turizm kenti olduğunu hatırlatan Bora, yapılan uygulamaların kentin kimliğine zarar verdiğini vurguladı:
“İnsanlar Datça’ya betona bakmaya gelmez. Yeşile, gölgeye, nefes almaya gelir. Yaz aylarında sıcaklığın çok yüksek olduğu bir coğrafyada, yol ve kaldırım çalışmaları yapılırken insanların gölgede yürüyebileceği çözümler üretmek mümkündür.”
Atatürk Vurgusu
Açıklamasında Atatürk’ün çevreye verdiği önemi hatırlatan Bora, sözlerin değil uygulamaların önemli olduğunu belirtti:
“Atatürk bir ağacı kesmemek için köşkü raylar üzerinde yürüttü. ‘Atatürk’ün izindeyiz’ demek, sadece bayramlarda söylenen bir söz olmamalı.”
“Bu Bir Vicdan Meselesidir”
Muhtar Meriç Bora, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Yeşili kesip sonra dikmek çözüm değildir. Asıl çözüm; var olanı koruyarak, vatandaşı muhatap alarak, doğayı, insanı ve engelliyi birlikte gözeten planlı bir anlayıştır. Kafamızı yastığa koyduğumuzda şunu sormalıyız: Bu ağaçlar, bu canlılar hakkını helal ediyor mu?”
“Bu Ağaçlar size Hakkını Helal Ediyor mu?”
İskele Mahallesi Muhtarı Meriç Bora, bazı sokaklarda yapılan uygulamaların yalnızca teknik bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, yaşananları vicdan ve kamu sorumluluğu üzerinden değerlendirdi. Bora, yol boyunca sağlı sollu bulunan ağaçların hiçbir alternatif üretilmeden sökülmesine tepki göstererek şunları söyledi:
“Bu yolda sağlı sollu ağaçlarımız vardı. Limonumuz, portakalımız, bademimiz, narenciyelerimiz vardı. Geldiler, hepsini aldılar. Elbette kamusal alandaki ağaçlar vatandaşın geçişine engel oluyorsa, revize edilebilir. Buna kimse itiraz etmiyor. Ama her işin bir usulü, bir adabı vardır.”
Bora, yapılan eleştirilerin hizmete karşı çıkmak amacı taşımadığının özellikle altını çizdi. Asıl meselenin, yapılan işin doğru ve kalıcı olması gerektiğini ifade eden Bora, “Bizim derdimiz hizmetin önüne geçmek değil. Yapılacak iş düzgün yapılsın. İnsanlar bize oy verirken; düşünebilelim, bakış açımızı geliştirelim, olaylara farklı açıdan bakalım diye yetki verdi” dedi.
“Bu memlekete bu kadar da yapılmaz’’
Yurt dışındaki belediyecilik anlayışına da dikkat çeken Bora, birçok ülkede kent içi yolların daha fazla ağaçlandırılması için projeler üretildiğini belirterek Datça’da yaşanan tabloyu şu sözlerle eleştirdi:
“Genelde yurt dışında belediyeler yolları ağaçlandırmak için uğraşır. Niyeyse bizde tam tersi yapılıyor. Burada limon vardı, badem vardı, narenciyeler vardı. Bazı yerlerde palamut vardı. Elbette bazı düzenlemeler yapılabilir ama usulünce yapılır. Bu memlekete bu kadar da yapılmaz.” 
 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER