01-04-2021 ALİ GENÇLİ (SIRADIŞI)

    Bir oto­büs do­lu­su down send­rom­lu çocuk. Altı ile on yaş ara­sın­da ola­cak­lar­dan ha­ber­siz Hit­ler'in gaz oda­la­rı­nın bu­lun­du­ğu top­la­ma kamp­la­rın­dan bi­ri­ne gö­tü­rü­lü­yor. Türk aja­nı­nın,  Alman sev­gi­li­si­nin oğlu da bun­la­rın ara­sın­da, ola­ğan üstü bir hızla oto­bü­se ye­tiş­me­ye ça­lı­şı­yor­lar. Oysa oto­büs­ten in­di­ri­len ço­cuk­lar, bir oyun bah­çe­si­ne gö­tü­rü­lür gibi gaz oda­sı­na dol­du­rul­muş­lar­dır. Son anda, ye­ti­şen anne ve Türk ajan elin­de önem­li bir belge ile kampa ula­şır. Belge kam­pın yö­ne­ti­ci­le­ri­ne ula­şın­ca­ya kadar, ço­cuk­la­rın bu­lun­du­ğu sa­lo­na ze­hir­li gaz ve­ril­me­ye baş­lan­mış­tır.  Anne üze­ri­ne doğ­rul­tul­muş nam­lu­la­ra ve as­ker­le­rin zorla zapt et­ti­ği kurt kö­pek­le­ri­ne kar­şın,  an­ne­lik iç gü­dü­sü­nün gü­cüy­le yer­den al­dı­ğı bir taşı çiçek sak­sı­la­rıy­la ka­muf­le edil­miş pen­ce­re­ye fır­la­tır. Camın kı­rıl­ma­sıy­la pen­ce­re­nin ar­dın­da bir duvar ol­du­ğu or­ta­ya çıkar. Gaz oda­sı­nın dı­şa­rıy­la olan te­ma­sı ta­ma­men ke­sil­miş­tir.Tam umut­lar  tü­ken­miş­ken gaz oda­sı­nın ka­pı­la­rı açı­lır, çocuk ko­şa­rak an­ne­si­ne sa­rı­lır. Daha sonra gö­rün­tü­ye gelen bir çanta dolu bank­not­tan,  üzücü ola­yın rüş­vet ve­ri­le­rek ön­len­di­ği­ni anlar iz­le­yi­ci­ler. “ÇİÇERO” adlı Türk fil­min fi­na­li­dir bu öykü.  Na­zi­ler, en­gel­li­le­rin ve ça­re­si ol­ma­yan has­ta­lık­la­ra sahip in­san­la­rın, sağ­lık­lı bi­rey­le­rin sır­tın­da maddî/ma­ne­vî yük ol­duk­la­rı­nı ifade edi­yor­lar, "En sağ­lık­lı in­san­lar savaş mey­dan­la­rın­da ölür­ken, neden top­lum işe ya­ra­ma­yan en­gel­li ve hasta bi­rey­le­rin yü­kü­nü çek­sin?" di­yor­lar­dı.  Bu gö­rüş­ler doğ­rul­tu­sun­da, 1 Ekim 1939 yı­lın­da Hit­ler'in em­riy­le yü­rür­lü­ğe bir prog­ram yü­rür­lü­ğe koy­du­lar.  T4 Ak­si­yo­nu.
Peki Nedir bu T4 ak­si­yo­nu?
       Ak­si­yon, adını ha­zır­lan­dı­ğı Ber­lin'deki (Ti­er­gar­ten straße 4) nu­ma­ra­da­ki baş­ba­kan­lık  ofisi'nden alı­yor­du. İşin tu­haf­lı­ğı, Bir öte­na­zi (iyi/güzel ölüm) prog­ra­mı id­di­ası ol­ma­sı­na kar­şın, prog­ram bi­rey­le­rin is­te­ği dı­şın­da yü­rü­tü­lü­yor­du. Na­zi­le­rin en yet­ki­li isim­le­rin­den biri olan Phi­lipp Bo­uh­ler T4 Ak­si­yo­nu­nun üst düzey so­rum­lu­suy­du .
      T4 ak­si­yo­nu ne­de­niy­le ;  Na­zi­le­rin resmi ra­kam­la­rı­na göre 70,273 kişi, ger­çek­te   ise 200.000  kişi ya­şa­mı­nı yi­tir­miş­tir. Al­man­ya'nın ve Avus­tur­ya'nın çe­şit­li has­ta­ne­le­rin­den ge­ti­ri­len en­gel­li­ler, akıl has­ta­la­rı, te­da­vi edi­le­me­yecek yaş­lı­lar Ha­da­mar Kli­ni­ği'ndeki  gaz oda­la­rın­da öl­dü­rü­lü­yor­lar­dı. Bu ça­lış­ma­lar­da akıl almaz de­re­ce­de vahşi ve in­san­lık dışı de­ney­ler ya­pı­lı­yor­du. Ünlü Nazi bilim in­san­la­rı­nın ve dok­tor­la­rı­nın ka­tıl­dı­ğı bu prog­ram­la amaç­la­nan, ırkın ıs­la­hı idi. Bu an­la­yış kay­na­ğı­nı “öje­nizm” den al­mak­ta­dır. Yu­nan­ca iyi an­la­mı­na gelen eu ve soy, aile ,ırk an­lam­la­rı­na gelen genos söz­cük­le­ri­nin bir­leş­ti­ril­me­siy­le 0luş­tu­rul­muş­tur. (eu-ge­nos) Öje­niz­min çı­kı­şı, ol­duk­ça eski ta­rih­le­re da­yan­mak­ta­dır. İlk ola­rak Pla­ton mi­lat­tan önce 400 yıl­la­rın­da be­lir­li özel­lik­le­re sahip in­san­la­rın üre­me­le­ri sağ­la­na­rak ko­ru­yu­cu bir sı­nı­fın oluş­tu­rul­ma­sı fik­ri­ni or­ta­ya at­mış­tı. 
   Mi­lat­tan sonra 506 yı­lın­da ka­to­lik ki­li­se­si ta­ra­fın­dan aşağı se­vi­ye­de in­san­la­rın do­ğu­mu­na engel olmak için ku­zen­le ev­li­lik ya­sak­lan­dı. 19. yüz­yıl­da ya­şa­mış Ame­ri­kan  ji­ne­ko­log  Wil­li­am Go­odell'in akli den­ge­si ye­rin­de ol­ma­yan in­san­la­rın kı­sır­laş­tı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni sa­vun­muş­tur. Fran­cis Gal­ton, top­lu­mun iyi­leş­me­si için iyi özel­lik­le­re sahip in­san­la­rın üre­me­si­nin teş­vik edil­me­si ge­rek­ti­ği­ni sa­vu­nu­yor­du. Gal­ton, iyi ve kötü özel­lik­le­rin ka­lıt­sal ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yor ve kötü özel­lik­le­re sahip in­san­la­rın kı­sır­laş­tı­rı­la­rak top­lu­mun ge­ne­tik ya­pı­sı­nın dü­zen­le­ne­bi­le­ce­ği fik­ri­ne ina­nı­yor­du. 
     Bir­çok üni­ver­si­te­de bu ko­nuy­la il­gi­li kür­sü­ler açıl­dı ve açı­lan kür­sü­le­re pa­ra­sal des­tek sağ­lan­dı. Ulus­la­ra­ra­sı Öje­nik der­nek­le­ri ku­rul­du. Bir­çok ülke, öje­nik po­li­ti­ka­la­rı­nı be­nim­se­ye­rek çe­şit­li ya­sa­lar çı­kar­dı­lar ve ruh sağ­lı­ğı bozuk olan in­san­lar kı­sır­laş­tı­rıl­dı. Na­ziz­min öje­nik suç­la­rı ya­nın­da kı­sır­laş­tır­ma  çok masum kal­mış­tı. İkinci dünya sa­va­şın­dan sonra Na­zi­le­rin iş­le­dik­le­ri in­san­lık suç­la­rı or­ta­ya çı­kın­ca, Öje­nizm, insan hak­la­rı­na ay­kı­rı bir fikir ola­rak gö­rül­me­ye baş­lan­dı ve iler­le­yen yıl­lar­da bir­çok ülke bu po­li­ti­ka­yı ter­ket­ti. Ve  Öje­nizm; "İnsan ge­ne­ti­ği­nin iyi­leş­ti­ril­me­si adı al­tın­da bilim ta­ri­hi­nin vah­şet dolu ka­ran­lık yüzü ola­rak" ta­ri­he not dü­şü­le­cek­ti.


Bu yazı 1632 defa okunmuştur.



ALİ GENÇLİ (SIRADIŞI) Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer