LAÇİNNN
Muğla
01 Haziran, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

BİZ DE KARA TAHTAYA DÖNSEK Mİ!?

01 Haziran 2026, Pazartesi 15:30

Tabii bu bir şaka!
Bu saatten sonra kara tahtayla eğitim yapmayı istemek , cahillik değilse de, çok
makbul bir şey değil.
Ben kara tahtada eğitim vermiş bir ilkokul öğretmeniyim.
Sadece kara tahta bile bir sorundur. Boyası biter, okulun parası yoktur ki, tahta boyası
alasın. Gelsin bilinen yöntemler…
Baca kurumu ile yumurta akı karıştırılıp boya yapardık. Hani tahta tamam da, ya o
tebeşirlerin durumu neydi?
Taş gibi tebeşirler vardı. Renklisi biraz yumuşak olurdu…Yani kara tahtaya dönmek
mümkün değil.
Peki niye böyle başladım yazıya…
Kara tahta değil de İsveç, buna benzer bir geri dönüş yapmış eğitimde.
13 Nisan 2026 da açıklanan “bahar bütçesi” ile eğitimde köklü bir dönüşüme gidiyor;
bilgisayar ekranı yerini yeniden kitap, kalem ve deftere bırakıyor.!
Ülkede yaklaşık on yıl önce “her öğrenciye bir tablet/bilgisayar söylemiyle “tabletli
eğitime” geçilmiş, dijital eğitim zorunlu hale getirilmişti. Amaç öğrencileri geleceğin teknoloji
dünyasına hızlı ve donanımlı bir şekilde hazırlamaktı.
Geçen süre içinde deyim yerindeyse yanlış hesap Stockholm’den döndü…
Sakıncaları görülen tabletli eğitimden vazgeçilerek yeniden kitap, kalem ve deftere
dönülmesi kararlaştırıldı.
İsveç eğitim sisteminde bir dönem devrim olarak nitelenen her öğrenciye bir tablet
uygulaması sona erecek. Öğrenmenin merkezi artık tekrar değil, kitap, kalem ve defter
olacak.
Hükümet bunun için 2026 ders yılında bahar bütçesinden okullara 2 milyar krondan
(10 milyar TL) fazla ek kaynak aktardı. İsveç’te şu anda her düzeyde eğitim-öğretim gören
öğrenci sayısı 400 bin. Yani her öğrenciye 25 milyon TL ayrılmış
Bu geçiş sürecinde fiziksel desteğe gereksinim duyan öğrenciler, okullarda ve evlerde
ücretsiz ve yüz yüze eğitim desteği alacaklar. Bu geri dönüşte kitap, kalem ve kağıtla kurulan
değişmez , köklü bağ yeniden keşfedilecek.
PEKİ NEDEN BU DEĞİŞİM?
Dünyanın en saygın tıp kurumlarından biri olan ve Nobel Tıp Ödülü’nü veren
Karolinska Enstitüsü ile diğer bilim kuruluşlarının eğitim raporlarına göre, okullarda tablet
kullanımı nedeniyle son on yılda ülkenin eğitim sisteminde dramatik bir düşüş yaşandı.
“Ekran yorgunluğu “olarak tanımlanan ekran üzerinden okuma yapmanın,
“derinlemesine okuma “ yetisini körelttiği, bilginin öğrenci belleğine aktarılmasını
zorlaştırdığı saptandı.
Uluslararası Okuma Becerisi raporlarında da 2016-2021 yılları arasında tablet
kullanımı nedeniyle İsveçli öğrencilerin okuma-anlama düzeylerinde hızlı bir düşüş yaşandı.
*Tablet kullanımı nedeniyle çocukların el yazısı yetenekleri geriledi.
*Bilgileri akılda tutmak, çarpım tablosunu ezberlemek bile gereksiz bulundu.
Bu durum , beyindeki motor becerileri ve bilişsel gelişimi olumsuz etkiledi.
*Ekranlar hazır bilgiye ulaşımı kolaylaştırdığı için çocukların araştırma isteğini ve
sabrını köreltti. Dikkat dağınıklığı kronik bir yaygınlık kazandı.
*UNESCO ‘da 2023 raporunda, İsveç’e teknolojinin eğitimde aşırı kullanımının
öğrenme kalitesini düşürdüğü uyarısında bulunmuştu.
*Dijital aygıtların odaklanma sürelerini zayıflattığı ve ekran yorgunluğu yarattığına
ilişkin somut veriler, hükümeti bütçede köklü bir yatırıma itti.
*Yeni bütçeyle tabletler kararacak, onun yerine kütüphaneler, fiziksel ders kitapları
yeniden öğrenci çantalarına girecek.
İsveç eğitim bakanı Lotta Edholm yaşanan dönüşümü “eğitim krizinden dönüş” olarak
tanımladı. Ve şöyle dedi “Ekrandan kitap kapağına “ sloganıyla yeniden rayına oturtulacağını
söyledi.
*Artık 6 yaş altı çocuklara tablet verilmesi pedagojik olarak sakıncalı kabul edilecek.
Artık her ders için, her öğrencinin masasında o dersin kitabı bulunacak.
*Tablet ve bilgisayar gibi dijital araçlar tamamen kaldırılmayacak, gerektiğinde
onlardan “yardımcı ders malzemesi” olarak yararlanılacak.
Başında söz ettiğimiz, Karolinska Enstitüsü ve ülkenin diğer bilim kuruluşları, tablet ve
bilgisayarların okullarda öğrenciler üzerindeki olumsuz etkisiyle birlikte, tablet/bilgisayar ve
dijital yayınların toplum üzerindeki etkilerini de mercek altına aldı.
İsveç’in “tabletten kitaba” bu keskin dönüşünün , gelişmiş diğer ülkeleri de etkilemesi
bekleniyor.
Bu yazıyı şimdi niye yazıyorum?
Geçtiğimiz ay içinde Muğla’da bir resmi dairede işim vardı. Sırada bekliyordum.
Oturma odası gibi kullanılan bir yere oturdum. Birkaç memur, bir de masada cep telefonyla
ilgilenen küçük bir çocuk var. Yanında annesi olduğunu sandığım bir kadın var.
-Kaç yaşında , dedim
-4,5 yaşında , dedi.
-Çok erken , dedim.
Dediğime de pişman oldum.
Çocuğun annesi:
-Başka türlü oyalamamız mümkün değil!
Çok üzüldüm.
Demek ki bir bakıcıya verecek ekonomik güçleri yok…
Demek ki bir ana okuluna, bir kreşe de verecek durumları yok dedim…
Ama takıldığım bu alete bu yaşta çocukların başlaması…
Artık tabletler, bilgisayarlar, telefonlar birer oyuncak malzemesi olmuş.
Bu da çocuklarımızın geleceğinin karartıyor.
İsveç bize de örnek olur mu bilmiyorum.
Elimde olsa hemen şunları yaparım;
-4+4+4 eğitim formülünü hemen kaldırırım.
-Her öğrenciye haftada en az bir kez bulunduğu yerdeki kütüphaneye gidip, oradaki
gördüklerini yazması ödevini verirdim.
-Köy Enstitülü öğretmen bulamazlar belki, ama benim yaşımdaki öğretmen okulu
mezunu binlerce öğretmen emekli olarak yaşıyor. Bu eğitimcilerden yararlanırdım. Bu değerli öğretmen arkadaşlarım, okullara gidip, on, on beş dakika söyleşi yapsalar bile yeter. Çünkü
bizler okullarımızda;
-Eğitim Psikolojisi, Eğitim Sosyolojisi, Teşkilat ve İdare, Çocuk Eğitimi gibi dersler
okuduk. Yani tam bir pedagojik formasyonla donandık. Artık benim jenerasyonum tükeniyor.
Çağırırım bu öğretmenleri, bakın bakalım neler yapıyorlar.
Kara tahta şaka, ancak kitap, defter, kalem, hatta silgi, kurşun kalemle eğitimden
yanayım.


Okunma Sayısı: 134

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.