DATÇA İÇİN ARGE
27 Temmuz 2026, Pazartesi 16:00Uçuk fikirler de olsa ,bazı düşünce ve görüşleri mi siz Datça Lılarla paylaştığımı ,bu köşeden sizlere aktarmaya gayrek ettiğimi bilirsiniz.
Kişisel/kurumsal görüş anlayışına saygılı olsamda, İlçemde görmeyi ve yaşamanmasını arzu ettiğim konulardaki fikirlerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Pek Çok vatandaşımızı ilgilendiren ,yapılaşma ve imar anlayışının yanlış taraflarını defalarca yazdım söyledim. Yarımadanın ve yörenin konut üretiminde ,hiç olmazsa dış cephelerde renk, biçim görüntü bütünlüğünün ,bir estetik birlikteliği sağlayacağını, bununda yamalı bohça görünümünden kurtulmanın sağlanabileceğini söyledik. Üzülerek uygulamada bunu göremiyoruz,görmemekteyizde. Bu alanda bir anlayış birliğinin sağlanması için, yerel yönetimin kararlılığı şart elbette. Bir imar ruhsatı düzenlenirken, kırt türlü kuralda bu da aranmalı. Artık konutlarda, sarnıç ve kendi elektriğini üreten akıllı ev /konut anlayışı öncülüğü düşünülmeli. Hatta atık suyunu arıtarak birdaha kullanabilmeyi planlamalı. Çünkü yarınlar yani gelecek günler pek yağışlı geçmeyebilir,gidişat öyle.
Hizmet sektöründe,APART/OTEL/ VB yapılar,tüm yıl boyunca tam kapasite ile çalışmamakta.İnsanlarımızı tarımsal üretimden kopması pek iyi olmadı. Kamunun tarım alanında yol gösterici görevini tam anlamı ile yaptığını söyleyebilirmisiniz. ? Birkaç seneye kadar,Tütün üretiminden sonra ,bilhassa Karaköy ve Kızlan Köylerimizde üretilmekte olan GÜZ DOMATESİ üretimi bitti sayılır. Tohum/gübre/işçilik enerji ve ilaç maliyetleri üreticiyi bu alandanda uzaklaştırdı. Toprağını satıp bankaya faize yatırmak, Apart a yatırım yapmak ne zamana kadar sürüp gidecek. Zaten yerel toprak mülkiyeti hızla el değiştirmekte. Farklı alanlarda istihdam yolları bulmak zorundayız. Bir zamanlar Datça Mızda ÇAM Balı üretiliyor duk. Tarım ilaçları,arıların yaşamını etkilediği gibi, yeterince çam ormanıda bırakmadık.
Doğamızı bu kadar hoyrat /acımasız kullanmamız sonucunda ,artık yarımadamızda sağlıklı içme suyuda bulmak sorun oldu.
Diğer bir konu ise, güneşin bu kadar cömert davrandığı yöremizde,ulaştırmada elektrikli araçları neden toplu taşımada kullanmıyoruz? Taksilerde ve il genelindeki taşımada hatta denizde gezi teknelerinde kullanabilmeyi bir araştırsak , bu alanda kamu hizmetlerinde öncelik olsa., iyi bir örnek olamaz mı.?
Belediyemizin bulunduğu binanın çatısına acaba kaç güneş paneli konabilir. AYDEM e kaç TL aylık elektrik faturası ödüyoruz .Birilerinin kulağına birazcık kar suyu kaçırmak zararlı olmaz herhalde.?.
Ülkemizde pek çok yerleşim yerinde toplu taşıma elektrikli araçlarla yapılmakta. Amerika Yı yeniden keşfedecek değiliz.!!!!
Ben hatırlatmak isterim.Bir düşünelim araştıralım soruşturalım.
Ne dersiniz.
Okunma Sayısı: 366


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.