LAÇİNNN
Muğla
07 Mayıs, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

ATOM MODELİ KEŞFEDEN KAŞİF (YAZIK OLAN DEĞERLERİMİZ)

23 Nisan 2026, Perşembe 17:05

Atatürk 19 Ocak 1933 günü Bursa’yı ziyaret eder. Orada birçok tesisin durumuna
bakar. Askeri hastaneye de uğrar. Hastalara moral verir. Bu arada başhekim Reşat Bey, bir
kişinin kendisiyle görüşmek istediğini söyler.
Atatürk( o zaman C. Başkanıdır) Hastaneden ayrılmadan önce, yarbaylık rütbesinden
ayrılan Sıtkı Bey ile görüşür. Sıtkı Bey;
-Yeni bir atom modeli keşfettiğini, bu keşfin fizik ve kimya dünyasında ve uygulaması
dolayısıyla fen ve bilim alanında büyük etkiler yapacağını söyledi. Hatta kendisi Fransız fen
dünyasında bir yazı yayınlamış ve büyük ilgi uyandırmıştır. Nobel Fen yarışmalarına girmek
için eserini bastırmak istediğini söylemiştir. Atatürk de, buna yardım sözü verdi.
Bu haber zamanın Cumhuriyet gazetesinde yayınlanır ve basın bununla ilgilenir.
Gözler bir anda bir atom modeli üzerinde buluşu olan ÖMER SITKI IŞIKSAL’a çevrilir.
O güne kadar adı hiç duyulmamış Sıtkı Bey, mühendis kökenli bir askerdir.
Mühendishaneden mezun olduktan sonra devlet bursuyla Almanya’ya eğitim için
gönderilmiş, Tophane fabrikasında müdürlük ve sonraki yıllarında Bursa Işıklar Askeri
Lisesinde fizik-kimya öğretmenliği yapmıştır. Bunun yanında kimya üzerinde birçok tez
geliştirmiştir. Periyodik cetveller gibi…
Atatürk bu bilim insanının buluşlarıyla ilgilenmeleri için 25 Şubat 19933 günü
toplanmalarını ister. Çok değerli bilim insanları bir araya gelirler. Sıtkı Bey’in tezi üç gün
boyunca değerlendirilir. Cumhuriyet gazetesi tüm bilgileri ve haberleri baş sayfadan verir.
Hatta gazetenin 26 Şubat 1933 günkü sayısında, Fransa’dan bir ilim ödülü kazandığı belirtilen
Sıtkı Bey’in;
-Bir kıvılcım ile bir treni yürütmek mümkün olacaktır..”
Demecine yer vermiştir.
Buna rağmen üç süren toplantılardan bir sonuç çıkmaz.
O komisyonda bulunan birçok bilim insanı Sıtkı Bey’in keşfine olumlu yanıt
vermemişlerdir.
Kendisinin buluşuna olumsuz yanıt veren bilim insanlarına Sıtkı Bey şunları söyler;
-Biliyorsunuz ki Einstein’ da dediği zaman birçok karalamaya hedef olmuştu. Şimdi
ise görüyoruz ki o kurama dayanmayan bir olay yoktur….”
Şöyle devam eder;
-
Bununla birlikte devrimiz demir ve ateş devri değil, elektron devridir. Bunun er
geç anlaşılacağına eminim…
Ömer Sıtkı Bey buluşunu anlattığı kitabı 1934’ün ocak ayında “YENİ ATOM
NAZARİYESİ” adıyla yayınlanır. Nobel’e aday olmak için girişimlerde bulunulur.,
hatta “ Atom ve Matematik” ile “Mekanik ve Elektrik “ isminde kitaplar da çıkarır.
1948 ve 1949 yıllarında Nobel komitesi tarafından kitapları ve buluşları dikkate
alınmış, incelenmeye , değerlendirilmeye değer görülmüştür.
5 Mayıs 1949 günü atomla ilgili keşfini anlattığı mektubuna karşılık İsviçre’deki
Federal Politeknik Okulu rektörü Prof. Dr. Fritz Stüssi’den bir mektup almış,
çalışması olumlu karşılanarak matematikçi prof. Dr. Ferdinand Gonseth ile
paylaşılacağı ifade edilmiştir.
Ve Ömer Sıtkı Işıksal’ın sonrası bilinmiyor. Bazı yazarların ulaştıkları ailesi
Einstein’la yazıştığını anlatıyor. Ellerindeki mektupların belgenin incelenmesini
istiyorlar.
Bir yerden başlamak gerekiyor. Nice büyük değerimizi ya küstürüyoruz, ya
unutuyoruz. Dr. Ziya Özel7e yapılanlar daha dün gibi. Dünya kanserle mücadelede
O’nun buluşlarıyla çığır açıyor. Bizler yok sayıyoruz, tü kaka ediyoruz.
Ömer Sıtkı Işıksal Yeniden incelenmeli derim. Hatta Tübitak vb. kuruluşlar
hemen bu işe girişmeli…
Eğer Atatürk 1948-1949 da sağ olsaydı biz bugün tüm dünyanın konuştuğu bir
bilim insanından her yerde söz edecektik.


Okunma Sayısı: 164

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.