Muğla
27 Şubat, 2024, Salı
  • DOLAR
    28.59
  • EURO
    30.52
  • ALTIN
    1783.9
  • BIST
    7768.17
  • BTC
    36743.46$

CUMHURİYET KURULURKEN CUMHURİYET SÖZCÜĞÜNÜ BORÇLU OLDUĞUMUZ…

04 Aralık 2023, Pazartesi 19:30

-Saati çalınca ölümü bir dost kucaklar gibi kucaklamak, büyük davaların ardı sıra
koşan devrimciler için kaçınılmaz bir zorunluluktur. ..Ölümden korkmamak, devrime başarı
sağlayan büyük özelliklerden biridir. Bununla birlikte, asıl olan ölmek değil, gerekirse
hayatı hiçe sayıp ölümün üstüne güle güle yürümektir. ..
Bunları söyleyen büyük devrimci 1943 yılında henüz 51 yaşında, ölümle, korkmadan
kucaklaştı.
Kuşadası doğumlu Mahmut Esat(Bozkurt) ,1908 yılında, yani İkinci Meşrutiyet’in ilen
edildiği yılda Hukuk Fakültesine girdi(O zamanlar mektep deniyordu) 1912 De mezun
olmasının ardından İsviçre ‘de Friburg Üniversitesi’nde , master düzeyinde hukuk eğitimi
gördü.Verdiği tezle hukuk doktoru unvanını aldı. Peki tezinin adı neydi dersiniz?
“Osmanlı Kapitülasyonları Rejimi Üzerine!...
İzmir’in Yunan işgalini duyar duymaz yurda döndü. Kuşadası’nda Kuvayı Milliyeyi
kurdu. 1920 de kurulan TBMM’nin ilk dönem Milletvekili oldu. 1922 de İktisat Bakanı oldu.
İzmir’de İzmir İktisat Kongresi’nin toplanmasına öncülük etti.
1924’de kabul edilen yeni anayasanın hazırlayıcılarından biriydi.
Aynı yıl Fethi Okyar hükümetinde Adliye Vekili(Adalet bakanı) olarak görev yaptı.
1930 yılına, istifasına kadar bu görevde kaldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuksal alt
yapısını oluşturdu.
Türk Medeni Kanunu en büyük eserlerinden biriydi. Yıllarca ezilen Türk kadınına tüm
hakları kazandıran yasaydı bu,Ve tabii bugün kullanılan, laik cumhuriyeti var eden onun
hamleleriydi.
Mahmut Esat Bey’e ün kazandıran olay ise 1927 yılında Uluslar arası Adalet
Divanı’nda Türkiye’yi temsil ettiği Bozkurt-Lotus davasıydı.
Bozkurt adlı Türk gemisiyle Lotus adlı Fransız gemisi Ege’de çarpışmış, kazada 8 Türk
denizcinin ölmesi üzerine Fransız kaptan tutuklanmıştı. Fransa buna şiddetle tepki göstermiş,
bunun üzerine Mahmut Esat Bey, Mustafa kemal’i ikna ederek davayı uluslar arası
mahkemeye götürdü ve savunmayı bizzat kendisi yaptı. 7 Eylül 1927’de dava Türkiye lehine
sonuçlandı.Bu durum Avrupa’da büyük yankı yaptı. Tabii kibirli Avrupalılar için bu hayret
edilecek bir şeydi. Daha dün kurulmuş bir Cumhuriyet, nasıl böyle bir başarı elde edebilirdi!
Resmen bu kibirlileri dize getirmişti Türkiye Cumhuriyeti.
-Atatürk, 1934’te Soyadı Kanunu çıktığında ona Bozkurt soyadını önerdi…Bakanlıktan istifa ettikten sonra, Türkiye’ye faydalı olmaya devam etti;
Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Anayasa, Ankara Hukuk Fakültesi’nde de Devletler
Hukuku Profesörü olarak uzun yıllar ders verdi.
Muhalifleri, Avrupa’nın ajanları bir iki sözcüğüne takılıp ona ırkçı bile dediler
Türkiye’de bir memurun başında Cumhuriyet vardır. O da savcılardır. Onu oraya
yerleştiren işte bu devrimcidir.
Onu anlatmak için şu sözleriyle noktalayalım;
-Cumhuriyet Savcıları; Meriç kıyısında çalışan köylülerin kaybolan sabanından
tutunuz da, bu yurtta yaşayanların uğrayacakları en ufak bir haksızlıktan, hatta Bingöl
dağlarının ıssız kuytularında nafakalarını bekleyen öksüzlerin gözyaşlarından siz
sorumlusunuz….”
Bunun üzerine söz söylenmez…


Okunma Sayısı: 134

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.