s
Muğla
24 Temmuz, 2024, Çarşamba
  • DOLAR
    28.59
  • EURO
    30.52
  • ALTIN
    1783.9
  • BIST
    7768.17
  • BTC
    36743.46$

EL YIKAMA DEYİP GEÇMEMEK GEREK!

24 Haziran 2024, Pazartesi 18:47

*El Yıkama inadı yüzünden yok edilen bilim adamı kimdir?
    *El yıkamanın önemi ne zaman anlaşıldı?
    Benim bir Cevdet Ağabeyim var(Cevdet Bakın) O'nunla  Elazığ/Karakoçan'da aynı evde kaldık uzun yıllar. Kahvede oyun oynadıktan sonra, hemen kalkar,lavaboya gider, elini sabunla bir güzel yıkardı. Bize de alıştırdı. Kendisi sağlıkçı falan değildi, matematik öğretmeniydi. Ama ne güzel yapıyormuş...
    Bu koronavirüs günlerinden sonra, kahvelerde okey oynayanlar bile, kalktıklarında mutlaka ellerini en az 20 saniye yıkayacaklar. Hatta masalarda ıslak mendil,kolonya vs de bulunacak. Bunu belki esnaf yapmayacak,ancak oyuncular isteyecek. 
    Bu el yıkama işi yıllar öncesinde çok tartışılmıştı.
    19. yüzyıl ortalarında,henüz virüs-mikrop,hijyen kavramları dahi pratik olarak mevcut değilken, “El yıkamanın “ önemini anlayan ve bunun için mücadele eden bir hekim vardı: Macar Doktor İgnaz Semmelweis. 
    Aslında 18.yüzyılda Claude Pouteau denen bir hekim, “Enfeksiyonlar,bir hastadan diğerine yeniden kullanılan bandajlarla bulaşıyordu. “Pouteau önlem olarak üç öneri sıralamıştı;
    -Pansuman malzemelerinin hastane dışında üretilmesi
    -Art arda çok sayıda hastayı tedavi etmemek,
    -Cerrahlara el yıkama zorunluluğu getirilmesi.
    Sonuçlar ikna edici olsa da, ne yazık ki getirdiği uygulamalar onunla birlikte kayboldu.
    Tam bir asır sonra el yıkamayla ilgili hijyen teorisini ortaya atan ise İgnaz Semmelweis  oldu. 
    Semmelweis'in Budapeşte'de doğduğu 1818'deki korkunç istatistiklere göre,lohusalık humması hastanede yapılan doğumlarda kadınların yüzde 5-12'sinin,enfeksiyonlar ise cerrahi müdahaleye maruz kalan 10 hastadan 9'unun hayatını kaybetmesine yol açıyordu. 
    Semmelweis, bir hukuk öğrencisi idi. Boş zamanlarında, o zamanlar halka açık olan otopsilere gidiyordu. Bu merak onu tıp okumaya itti. Bu tutkusu O'nu kadın doğum cerrahisi üzerinde uzmanlık yapmak üzere Viyana Hastanesi'ne götürdü ve 1846'dan itibaren burada Prof. Klein ve Prof. Bartch ile çalıştı.
    Macar doktor, Viyana'da şaşırtıcı bir bulguya ulaştı. Prof. Klein'in doğum kliniğinde kadınların yüzde 10-40'ı lohusalık humması yüzünden hayatlarını kaybediyordu. Ebelerin görev yaptığı Prof. Bartch'ın kliniğinde ise bu oran, o dönemin ortalama rakamı olan yüzde 3'ü geçmiyordu. 
    Öyle ki, doğum yapacak kadınların Klein'e gitmektense, sokakta doğum yapmaya razı geldikleri söylenir. 
    Peki aradaki fark ne miydi? “Ebeler,tıp öğrencilerinin aksine doğuma girmeden önce kadavralara dokunmuyorlardı..”Günümüzde çok konuşulan şu yakın temas olayı  var ya!
    Semmelweis, ellerindeki”bir şey”in ölüm oranlarını arttırdığını fark etti. Ama ne? 
    Pasteur öncesi, kimsenin mikroplardan haberdar olmadığı bu dönemde cesetlerden kadınlara geçebilecek miyazmalarla ilgili bir sezgisi olan doktor, deneysel bir yöntemle ellerini yıkadığı zaman daha az ölümü sebep olduğunu gördü.
    Semmelweis, bu el yıkama işini kabul ettirmeye çalıştı. Büyük Viyana doktorları! Macar'ı yerlere çaldılar. Doktor hastaneden derhal uzaklaştırıldı. Şimdi de öyle yapılmıyor mu? Türkiye'de Bülent Şık'ın başına gelenleri bir anımsayın!
    Daha sonra Budapeşte'de başka hastanelerde bu tezi için mücadele verdi. El yıkama,ey yıkama diyordu. Bu tezlerini bir öğrencisiyle, Paris'e gönderdi. Aldığı sonuçlar deneylerle, deneyimlerle belliydi. Ama kimse harekete geçmedi. Kadınlar doğumlarda ölmeye devam etti. Bunun doğanın kanunu olduğu söylendi. Şimdi de fıtrat denilip geçiliyor!
    Acı çekeriz ve doğumda ölürüz! 10 yeni doğanın 6'sı dünyadaki ilk yıllarını tamamlayamadı. Fransa ve Avrupa bu ölümler ardında, sihirli nedenler aramaya devam etti.
    Deli yerine konan, moral bozucu bulunan Semmelweis ise bir akıl hastanesine kapatıldı. 1865'de hastaneye yatırılmasından iki hafta sonra yalnız başına öldü.
    Birkaç yıl sonra, Pastör'ün mikroplarla ilgili keşifleri, enfeksiyonlar ve hijyen arasındaki bağlantıyı bilimsel olarak kanıtlamayı mümkün hale getirdi. Pastör,ünlü olurken, Semmelweis unutulmaya başlanmıştı bile! 
    Ancak, dehası,1924'te tıp fakültesinde son sınıf öğrencisi olan Louis Destouches tarafından yeniden keşfedilecekti. Daha sonra Celine mahlasıyla dünyaya mal olan bu genç ,meşhur yazar Celine'den başkası değildi. Celine bitirme tezinde “büyük bir yürek ve tıbbi bir deha “bahsettiği Semmelweis'a itibarını iade etmeyi amaçlıyordu…
    Pastör'den itibaren hijyen uygulamalarında radikal bir kırılma yaşandı. Birkaç yıl içerisinde ameliyatlara özgü el yıkama pratiği halkın temiz ve akan suya ulaşımının artması ve büyük kamu sağlığı kampanyalarıyla gündelik yaşamının bir parçası oldu. O zamandan beri bu sayede sayısız insanın hayatı kurtuldu. Bugün bile Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) her yıl 5-8 milyon hayatın daha iyi hijyen şartlarına ulaşımın artırılmasıyla kurtarılabileceğini söylüyor. 
    Peki Semmelweis için ne yapılmış? Durun durun bizdeki gibi vatan haini ilan edilmemiş,,,
     1904 'de Semmelweis'in heykeli Budapeşte'deki Szent Rokus Hastanesi'nin önüne dikilmiş. 
    Fotoğrafta ne kadar net görülür bilmiyorum. Ama heykelin önünde doktora sevgi ile bakan bir anne ve bebekler var. 29/05/2021
    
    Bu yazıyı yeniden yazmamın paylaşmamın bir nedeni var. Türkiye'nin öteki illerini bilmiyorum. Datça'da şu son günlerde bir ishal ve benzeri salgın var. Ellerimizi iyi yıkayalım. Hem de kalıp sabunlarla.


Okunma Sayısı: 175

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.