ALİM OLDUĞU NU ZANNEDEN NEFSİNE ZULMEDİYORDUR
29 Ocak 2026, Perşembe 15:45Can dostlar! Hepimizin bildiği gibi kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in ilk emri "Oku" dur. Zira okuyan yol alır, okumayan yolda kalır. Burada akla ilk gelen soru Neleri okumalıyız? Evet! Öncelikle kendimizi, kainatı, hayvanlar alemini, bitkiler dünyasını, Kur'an'da işaret edilen arıyı, sivrisineği, deveyi, İnsanların parmak uçlarındaki farklılığı. Çok şaşırdınız değil mi? Her bir varlık ayrı alem çünkü. Ğaşıye suresi'nin 17.ve devamı ayetlerde Rabbimiz nelere dikkatimizi çekiyor bakın. "Bakmazlar mı( durup düşünmezler mi) o deveyi nasıl yaratmışız? Bakmazlar mı göğe nasıl yükseltilmiş? Bakmazlar mı dağlara nasıl dikilmişler? Bakmazlar mı yere nasıl yayılmış? Sen sadece gerçeği hatırlatıcısın. Sen onların üzerinde hiçbir şekilde zorba değilsin! Ancak kim yüz çevirir ve inkar ederse, Allah ona en büyük azapla azap eder. Şüphesiz ki onların dönüşü sadece Bizedir. Sonra onların hesabı da şüphesiz sadece bize aittir. Kıymetli Dostlar! Bu girişten onra yavaş yavaş konumuza girelim. Alim ismi Arapça "İlm"yani bilgi kökünden türetilmiştir. Ayrıca hikmet, anlayış ve kavrayış gibi manaları da içerir. Alim olan kişiler de ,genelde düşünceli,derinlikli araştırmacı ve ahlaki değerleri özünde barındıran kişidir. Dilimizde kullanılan ilim, mâlum, muallim gibi kelimeler de hep ilim kökünden türemiştir. Hiç şüphesiz gerçek İlim ve hikmet sahibi Alemlerin Rabbi olan Allah'tır. Onun ilmi her şeyi kuşatmıştır. Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığı Kur'an'da 55 yerde, birlikte anılan Hakim ise 36 yerde geçer .Aziz dostlar !Alim olan kişi her şeyden önce mütevazi olmalıdır. Kendisinin dışındakileri aptal yerine koyan, öğüt vermekten bıkmış bir havaya girip başkalarını verdikleri öğütleri veya fikirleri kabullenmedikleri için mankafa olarak gören alim olamaz .Alim olduğunu zanneden kişi, öncelikle peygamber ahlakıyla ahlaklanmalı Hazreti Eyub'un sabır kemerini kuşanmış olmalıdır .Eğer ilim binekse, edep, terbiye hayâ alimin binek taşlarıdır. Mevlevi edep telakkisin de bu tabirler ön plandadır .Bu telakki de ben denmez, "Biz" yahut "Fakir" derlerdi .Kendine gel demek istendiğinde "Agâh ol" denilirdi. Günümüzde bile bazı dergahların kapılarında veya camilerimizin içindeki duvarlarda "Edep Yâ hû" levharlarına rastlamışızdır. Büyük ozanan Yunus Emre ne güzel diyordu "İlim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır" Günümüzde üzülerek görüyoruz ki, Alim olduğunu zannedenler, bir hadisin râvisini bulmak için deve sırtında kilometrelerce yol kat eden Buhari'yi mezhep sahibi İmam -ı Âzamı ellerinin tersiyle itiyorlar. Hepimizin eksikleri ve yanlışlıkları olabilir. Alim olduğunu zanneden ilim erbabanın meşrû olmayan bir kazançla kesilen kurban etinin Hazreti Bektaşi Veli tarafından kabul edilmeyişini daha sonra bu etin Mevlana tarafından kabul edildiğini öğrenmesi üzerine tam bir ahlak-edep şaheseri olarak bilinir. İnternetten isteyenler kendilerini hayran bırakacak bu ifadelere ulaşabilirler.İmam-ı Azam ne diyordu birlikte hatırlayalım. "Bilmediğim şeyleri ayağımın altına koysaydım başım göğe değerdi" Pilaton veya Sokrata atfedilen "Tek bildiğim şey hiçbir şey bilmediğimdir" cümlesi de pek manidardır. diyordu Alim olma konusunda iddia sahibi olanlar, Kur'an'daki Gaşiye 21 . ve Zariyat 55.ayetleri özümsemek zorundadırlar. Gelin bu ayetlere birlikte kulak verelim. Ayetlerden birincisi olan Gaşiye 21'de ne diyor Rabbimiz? "Gerçeği hatırlat! Sen sadece gerçeği hatırlatıcısın"Görüldüğü gibi ayette bir zorlama ve dayatma yoktur. Ama kendi alim zanneden veya iddia edenler bu hatırlatma çizgisinden çok uzaklaşıp muhataplarını ahmak yerine koyuyorlar .Yazık ama çok yazık! Peygamber ahlakı bu değildir .Zariyat 55 .ayette de "Sen gerçeği hatırlat şüphesiz hatırlatmak müminlere fayda verir" buyurulmaktadır. İşte tam burada takınacağımız tavır çok önemli. Nasıl mı? Tıpkı o Kutlu elçinin tavrı .Bu tavrın nasıl olduğunu da Rabbimiz haber veriyor Tıpkı Ali İmran 159 .ayetteki gibi. Birlikte okuyalım "Allah'tan bir merhamet sebebiyle onlara yumuşak davranmıştın kaba, katı davransaydın etrafından dağılıp giderlerdi .İşte böyle kıymetli Dostlar! her şeyde olduğu gibi o Kutlu elçiyi örnek almamız gerekir. Atatürk'ün dediği gibi kurtuluş ancak Onu örnek alarak gerçekleşir.....O ilmiyle her şeyi kuşatmıştır (Tâhâ 98 )...Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır (En'am 8 )O'nun ilminden kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar (Bakara :255) Konumuzu burada noktalarken birikimlerimizin Salih ameller işlememize vesile öyle olmasını niyaz ediyor, ilmiyle böbürlenmekten Allah'a sığınıyoruz. Selam olsun mütevazı ilim erbabına .Mağfiret olsun Kur'an ahlakıyla ahlaklananlara. Sağlık ve esenlikle kalın Can dostlar!
Okunma Sayısı: 123


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.