ANTİK MÜZİK..(2)
02 Temmuz 2026, Perşembe 16:17O kanyonda ; yaşlı kavalımın basit nağmeleri nasıl zenginleşmesin di.. Ucu bucağı belirsiz bir sürü mağaralar vardı..Nağmeler birinin kulağından girip öbürünün kalbinden çıkıyordu..
Ve vadi.. akustik zenginlikten kaynaklanan rengarenk ,ilahi bir ahenkle sarsılıyordu..
Tabiat ana nelere kaadirdi yarabbim..! Hele hele "echo"su..
Şimdi siz benim boşverin kaval çalmamı, saz tıngırdatmamı falan filan...Ben vadideki ses yansımasından bahsediyorum..Tabii bu her zaman oluşan birşey değil...Uygun havayı, sessiz doğayı yakalamak lazım..
Dağların yamaçların mağaraların icinde oradan oraya koşturup,oraya buraya çarpıp duran kavalımdan çıkan basit nağmeler , bir müddet sonra kulağıma öyle bir renk armonisi ,debi ve ritim zenginliği,esrarengizliği içinde dönüyordu ki..
Allah .. Allah...Ben neymişim yahuu...!
Biraz da kafam iyiydi..Ben sadece hiçbir kurala bağlı kalmadan ,az bir nefesle basit ve yaşlı kavalımın delikleri üzerinde oynatıyordum parmaklarımı..Gerisini doğa hallediyordu..
Bizim enteller sahilde hala Egsiztansiyalizmi..(Varoluşçuluk) ,Albert Camus'u , Jean Paul Sartre'yi Andre Gide'yi tartışıyorlardı..
A m a .. f a k a t.. l a k i n ..
"Yüzlerce yıl önce ,"İnsan küçük alemdir "(mikro kosmos) diyen E l -K i n d i 'den, İbni Rüşd'den Farabi'den, Mevlana'dan ,Yunus Emre'den haberleri yoktu..
Hava çok sakindi ve tartışma adabını aştıkları için sesleri kulaklarımızda yankılanıyordu..
Yaşlı kavalım, yaşsız sevgilim ve ben...
Kalben, beynen , ruhen ,bedenen bütünleşmiş..
Doğanın ürettiği ahengin ritmine ve sihrine kapılmıştık..
Yansımalar, yankılar, echolar bizim entellere kadar ulaşmış..
Koştura koştura büyük bir hayranlık ve şaşkınlık içersinde çıka geldiler..
--Bu sihirli sesler senin kavalından mı çıkıyor..?
--Hayır.. doğadan..
--Ne tür bir müzik bu..?
--A n t i k - i l a h i ...
Nasıl...? güzel cevap vermiş miyim...?
30-06-2024
Y.Ziya Özalp
Okunma Sayısı: 144


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.