LAÇİNNN
kalp ucu datça
Muğla
30 Kasım, 2025, Pazar
  • DOLAR
    42.50
  • EURO
    49.37
  • ALTIN
    5763.5
  • BIST
    10.899
  • BTC
    90810.965$

BAŞKENT ANKARA’DA BİR GEZİ

27 Kasım 2025, Perşembe 16:01
BAŞKENT ANKARA’DA BİR GEZİ

Kale’ye çıkıp, daracık sokaklarda evlerin cumbaları altında yürüyerek surlara çıkıyoruz. Şehri
yukarıdan seyre dalıp, Gençlik Parkı, Opera Binası ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Tarihi
Gar, Atatürk Kültür Merkezi, hoşgörünün tanıkları Hacı Bayram Camii ve bitişiğindeki Agustus
Tapınağı, Çankaya Hacettepe Üniversitesi ve Hamamönü, Anıtkabir’in bulundukları yerleri birbirimize
gösteriyoruz. Oturduğumuz semtleri, apartmanları bile arayanlar var aramızda.

        Akkale’ye geliyoruz. Galatların M.Ö.2.yüzyılda Ankara’ya yerleşmeleri sırasında var olduğu kabul
edilen kale, Roma İmparatoru Caracalla , Bizans İmparatorları II. Konstantinos ve III.Leon çeşitli
ilave surlar yapılara tamiratlar görmüş, Selçuklu Sultanları 1.Alaeddin Keykubad yeniden
onartmış,1249 II.Keykavus zamanında da ilaveler yapılmış.

        Kurtuluş Savaşı yıllarında Sakarya Meydan Savaşı esnasında 9 Eylül 1920’da göreve başlayan
hükümetin ilk yapacağı işler arasında eski eserlerin derlenmesi ve müzeler kurulması konusunun yer
aldığını, Ulu Önderimiz Atatürk’ün direktifiyle 1921’de Ankara Kalesi içindeki Akkale’de Eti Müzesi’nin
1923 yılında da Etnografya müzesinin kurulduğunu hayranlıkla öğreniyoruz. Ankara’nın ilk sanayi
müzesi olan Çengel Han’daki Rahmi M.Koç Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra, Anadolu Medeniyetleri
Müzesine doğru yürüyoruz.
         Yurdumuzda izlerini bırakmış medeniyetlerin bıraktıklarının ihtişamını Anadolu Medeniyetleri müzesini gezince anlıyoruz. Müzenin almış olduğu uluslararası ödülü hak etmiş olduğunu görüyoruz. Ulu Önderimizin ebediyete intikalinden sonra  misafir edildiği Etnografya müzesinde ninelerimizin çeyiz sandıkları ile gelinliklerini, Hava Kuvvetleri Müzesinde Atatürk’ün direktifiyle 1937 yılında havadan çekilmiş ören yeri fotoğraflarını, Haritacılık Müzesinde 1886 yılında yapılma kabartma
haritaları görüyoruz.  
            Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Müzesindeki tarihi TBMM salonunda Atatürk ve
arkadaşlarının Cumhuriyetimizin kuruluş çalışmalarını hissedip gururlanıyoruz. Ankara Garının önünden Anıtkabir’e giderken Ankara’nın sahip olduğu 40’ın üzerindeki müzesinden biri TCDD Demir Yolları Müzesindeki Buharlı lokomotifleri görüyoruz.
            Aslanlı yoldan ilerleyip Atamıza huzuruna çıkıp şükranlarımızı sunduktan sonra, Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesinde ülkemizi bağımsızlığa götüren destanı izliyoruz.

            Ulus’taki Samanpazarı, Anafartalar Caddesi, Suluhan ve Hal civarındaki tarihi hanlar, mağazalar
iğneden ipliğe her şeyin bulunabildiği küçücük dükkanlar, restoranlar arasında yapılan gezinti bize
sadece alışveriş havasını değil tarihi hissettiriyor.   Kızılay’daki Sakarya, İzmir , Yüksel  caddelerinin yaya bölgelerindeki mağazalar, kitapçılar, kafeteryalar, restoranları ile cıvıl cıvıl canlı her yaştan insanlarla dolu. Tunalı Hilmi, Kuğulu Park, Cinnah Caddesi, Gaziosmanpaşa, Ata Kule civarları alışveriş imkanları Avrupa havasını yaşatıyor.
           Şehirde, Ankara’nın geleneksel yemeklerinin yanında ülkemizin her bölgesinden lezzetlerle karşılaşmamız, Türk Mutfağının da başkenti olarak şehrin yeni bir özelliğini keşfetmemizi sağlıyor.
          Devlet Tiyatrolarının başta Ulus’taki tarihi dokuyu da seyirciye yaşatan Büyük ve Küçük Tiyatro ile Oda Tiyatroları başta olmak tiyatroların bulunduğu semtler, Cumhurbaşkanlığı Senfoni
Orkestrası ile Devlet Opera ve Balesi’nin Opera’da gösterilerin bittiği yerlerde trafiğin yoğunlaştığı ve
gecelerin canlandığı hemen gözümüze çarpıyor. Bu canlılığın, Opera’daki Cumhuriyetimizin ilk kültür
merkezi olan Resim Heykel Müzesi Salonundaki korolardan birinin verdiği konserden çıkanlarla daha
da arttığını fark ettik. 
           Üniversiteler, Belediyeler ve özel kuruluşlara ait Kültür Merkezlerinin sanat galerilerindeki resim fotoğraf sergileri, konserler ve düzenlenen çeşitli etkinlikler canlılığı şehrin her köşesine taşıdığı gibi, Ankara akşamlarına ayrı bir renk kattığında fikir birliğine varıyoruz.

          Ankara’nın ilçelerinden Polatlı’da Gordion Müzesi, Sakarya Şehitler Anıtı ve Müzesi, Dua Tepe, Tarihi İpek güzergahı üzerinde yer alan Nallıhan’daki Kuşcenneti, Beypazarı’nda eski tarihi evleri, Çubuk’ta Kara göl, Haymana’da Cimcime Sultan Türbesi ile Gâvur Kalesi, Kızılcahamam’da Soğuksu Milli Parkı,Çamlıdere Fosil Vadisi ve Çamkoru, Güdül Kirmir vadisi ve mağaraları, Ayaş’ın çeşmeleri ile KalecikKalesi ve Roma köprüsü gibi Roma, Bizans Selçuklu, Osmanlı dönemlerden kalma han, hamam,
kervansaray, camii ve çeşmeleri görmeyi, Şereflikoçhisar’daki Tuz Göl ile Gölbaşı’nın sahil kasabasını
aratmayan kıyılarında eşsiz doğa güzelliği arasında yürüyüş yapmayı başka güne bırakıyoruz.
 


Okunma Sayısı: 402

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.