Muğla
27 Şubat, 2024, Salı
  • DOLAR
    28.59
  • EURO
    30.52
  • ALTIN
    1783.9
  • BIST
    7768.17
  • BTC
    36743.46$

BUGÜN YAŞ GÜNÜN SENİN

26 Kasım 2019, Salı 11:08

Biz­den genç ama çok yakın ar­ka­daş­la­rı­mız Tülay ve Ser­hat'ın bir kız ço­cuk­la­rı doğdu bir hafta evvel. Ken­di­le­ri is­te­dik­le­ri için ço­cu­ğun cin­si­ye­ti­ni ön­ce­den öğ­ren­di­ler. Ba­ka­lım iler­de daha ne­le­ri ön­ce­den öğ­re­ne­bi­le­ce­ğiz. Belki de da­ki­ka­sı da­ki­ka­sı­na saat kaçta do­ğa­ca­ğı, ki­lo­su ne kadar, boyu ne kadar ola­ca­ğı falan. Ben as­lın­da her­ şe­yin sürp­riz ol­ma­sı ve ev­vel­den hiç­bir şey bil­me­mek­ten ya­na­yım. Sık sık bir araya gel­di­ği­miz ve eş­le­ri­miz de çok iyi ar­ka­daş ol­duk­la­rı için ba­şın­dan beri her şeyi ko­nu­şu­yo­ruz. Bizim de ço­cuk­la­rı­mız oldu, ama ar­ka­daş­la­rı­mız­la bu he­yeca­nı sı­fır­dan ya­şı­yo­ruz. On­la­rın ilk ço­cu­ğu oldu bu kız bebek. Doğum dok­to­run he­sa­bı­na göre iki hafta önce oldu. Ser­hat ve Tülay be­bek­le­ri doğ­ma­dan aylar önce ha­zır­lık yap­tı­lar. Pembe renk­le­rin hakim ol­du­ğu per­de­ler, bebek ya­ta­ğı, çar­şaf, yor­gan, bir sürü gi­yecek eş­ya­sı ve oyun­cak­lar olan çocuk odası be­be­ği bek­li­yor­du. Tülay da şimdi ar­ka­daş­la­rı­na be­be­ği­ni gös­te­re­ce­ği top­lan­tı­yı plan­lı­yor. O gün ikram ede­ce­ği lo­hu­sa şer­be­ti­ni bile şim­di­den bir yapıp de­ne­miş. İkisi de kız çocuk is­ti­yor­lar­dı, sağ­lık­lı, mutlu, ge­le­ce­ği güzel, ya­şa­dı­ğı ülkesí için gu­rur­lu bir cum­hu­ri­yet ço­cu­ğu bü­yü­tür­ler in­şal­lah.
Ser­hat biraz daha ileri gi­de­rek, 1 yıl sonra kız­la­rı­nın ilk yaş günü kut­la­ma­sı­nın plan­la­rı­nı şim­di­den ya­pı­yor. Hep ar­ka­daş­la­rı­nın ço­cuk­la­rı­nın yaş günü kut­la­ma­la­rı­na öze­nir­di yıl­lar­dır. Kız­la­rı­na Rüya is­mi­ni koy­du­lar. Ha­yat­ta­ki en mutlu, 9 ay süren bu rü­ya­la­rı, yani be­be­ğin anne kar­nın­da ol­du­ğu sü­re­de kalp­le­ri­nin he­ye­can­dan de­li­ler gibi at­tı­ğı­nı söy­lü­yor­lar­dı hep.
Dedim ya, Ser­hat fazla ile­ri­yi plan­lı­yor ilk yaş günü der­ken. Hangi oyun­cak­la­rı ve he­di­ye­le­ri ala­cak­la­rı, davet ede­cek­le­ri ço­cuk­lar ile hangi oyun­la­rı oy­na­ya­cak­la­rı gibi de­tay­la­rı bile dü­şü­nüp, unut­ma­mak için ka­pa­ğı­na Rüya'nın Yaş Günü yaz­dı­ğı def­te­re not­lar alı­yor. Bun­lar gibi böyle her­ şe­yi çok ön­ce­den plan­la­ya­nı ne gör­düm ne de duy­dum.
Biz de bu ge­liş­me­le­ri bu çok yakın ar­ka­daş­la­rı­mız­la iç içe ya­şı­yo­ruz. Ser­hat'ın daha şim­di­den kı­zı­nın ilk yaş gü­nü­nü kut­la­ma ha­zır­lık­la­rı ne­de­niy­le geçen gün bir konu ak­lı­ma ta­kıl­dı, bir in­sa­nın doğum günü neden kut­la­nır ve neden üze­ri­ne mum­lar di­zil­miş bir pasta ke­si­lir diye. Bu ko­nu­da in­ter­net­ten bir araş­tır­ma yap­tım ve as­lın­da doğum günü kut­la­ma­sı­nın ciddi bir ta­rih­sel geç­mi­şi ol­du­ğu­nu öğ­ren­dim.
(Bu aşa­ğı­da top­la­dı­ğım bil­gi­le­ri Go­og­le' a ko­yan­la­ra te­şek­kür­ler, bu­la­bil­sey­dim, kim­den ol­du­ğu ve yayın ta­ri­hi gibi, bu kay­na­ğı­mın de­tay­la­rı­nı ke­sin­lik­le ya­zar­dım, af­fını­za sı­ğı­nı­yo­rum.)
Doğum günü kut­la­ma­la­rı ile il­gi­li ola­rak ta­ri­he bak­tı­ğı­mız­da as­lın­da gü­nü­müz in­san­la­rı­nın her yıl kut­la­dık­la­rı doğum günü kut­la­ma­la­rı­nın ta­rih­te pek yeri ol­ma­dı­ğı­na rast­la­rız. Geç­miş ta­rih­te as­lın­da ki­şi­­nin do­ğu­mun­dan çok ölümü esas alı­nır­dı ve bir kut­la­ma ya­pı­la­cak­sa ölüm yıl­dö­nü­mün­de ya­pı­lır­dı. Ölüm yıl­dö­nü­mü kut­la­ma­la­rı sa­de­ce er­kek­le­re özgü idi, kadın ve ço­cuk­la­rın bu gibi yıl­ dö­nüm­ler ile ala­ka­la­rı yoktu. Ay­rı­ca gü­nü­müz­de ol­du­ğu gibi ki­şi­nin doğum ta­ri­hi gibi ka­yıt­lar çok sağ­lık­lı tu­tul­mu­yor­du. Geç­miş­te hemen her ko­nu­da in­san­lı­ğa bu­luş­la­rı ile öncü olan Mı­sır­lı­lar bu ko­nu­da ilk adımı at­mış­lar, son­ra­sın­da ise Ba­bil­li­ler hü­küm­dar­lık aile­si­nin erkek ço­cuk­la­rı­nın doğum gün­le­ri­ni za­ma­nın tak­vi­mi­ne göre kut­la­ma­ya baş­la­mış­lar. Bu adet son­ra­dan diğer soylu sı­nı­fı­na da ya­yıl­mış.
Ta­rih­te kayda geçen ilk doğum günü kut­la­ma­sı, mi­lat­tan önce 3000 yıl­la­rın­da ya­şa­mış bir
Mısır fi­ra­vu­nu­na ait­tir. O za­man­lar­da doğum günü kut­la­ma­sı ya­şa­nı­lan çev­re­de ya­pı­lı­yor, eş,
dost, hiz­met­çi­ler hatta kö­le­ler bile kut­la­ma­ya ka­tı­lı­yor­du, o günün şe­re­fi­ne tu­tuk­lu­la­ra af
çı­kı­yor, esir­ler ser­best bı­ra­kı­lı­yor­du.
Doğum günü kut­la­ma alış­kan­lı­ğı Mısır ve Pers me­de­ni­yet­le­rin­den asır­lar sonra Yu­nan­la­ra
geç­miş­tir.. Yu­nan­lı­lar kut­la­ma­la­rı daha ile­ri­ye ta­şı­yıp pasta kesme adeti de ek­le­miş­ler­dir.
Ay'ın ve av­cı­lı­ğın tan­rı­ça­sı Ar­te­mis için her ayın al­tın­cı günü ye­ni­den do­ğu­şu­nun şe­re­fi­ne
ke­si­len pas­ta­ya Ay ışı­ğı­nı sim­ge­le­yen mum­la­rın ila­ve­si de bu de­vir­ler­de ol­muş­tur. Yu­nan­lar­da
da sa­de­ce er­kek­le­rin doğum gün­le­ri kut­lan­mış.
Daha son­ra­la­rı Hı­ris­ti­yan­lık ön­ce­si Roma'da ise im­pa­ra­tor­la­rın ve önem­li dev­let adam­la­rı­nın
doğum gün­le­ri se­na­to ka­ra­rı ile milli bay­ram ilan edil­miş­tir. Sezar'ın doğum günü ise tam bir
fes­ti­va­le dö­nüş­tü­rül­müş­tür. Hı­ris­ti­yan­lı­ğın do­ğu­şu ile bir­lik­te tüm doğum günü kut­la­ma
adet­le­ri hep bir­lik­te yok ol­muş­lar­dır.
İlk Hı­ris­ti­yan­lar, se­ne­ler­ce gör­dük­le­ri sı­kın­tı ve zulüm ne­de­niy­le bu dün­ya­nın zalim ve
acı­ma­sız bir yer ol­du­ğu­na ina­nı­yor­lar­dı. Bu ne­den­le de bir in­sa­nın dün­ya­ya ge­li­şi­ni kut­la­mak
için bir sebep yoktu. Kul­la­na­cak­sa ölüm günü kut­lan­ma­lıy­dı.
Mi­lat­tan sonra 245 yı­lın­da din adam­la­rı Hz. İsa'nın doğum gü­nü­nü ken­di­le­rin­ce kesin ola­rak
tes­pit et­tik­le­ri­ni san­dık­la­rın­da bile Ki­li­se, bunun Mısır ve put­pe­rest­ler­den gelen bir uy­gu­la­ma
ol­du­ğu­nu ileri sü­re­rek, bir fi­ra­vun gibi doğum günü kut­la­ma­nın günah ol­du­ğu­nu açık­la­mış­tı.
Ki­li­se'nin doğum gü­nü­ne bakış açısı dör­dün­cü yüz­yıl­dan sonra de­ğiş­me­ye baş­la­dı. Bu arada
Hz. İsa'nın doğum günü ta­ri­hi üze­rin­de 25 Ara­lık ola­rak an­laş­ma­ya va­rı­lın­ca, bu günün
'Ch­rist­mas' (Noel) ola­rak kut­la­nıl­ma­sı­na baş­la­nıl­dı. Doğum günü ade­ti­nin, ka­dın­lar ve
ço­cuk­lar da dahil tüm aile bi­rey­le­ri­ni kap­sa­ya­cak şe­kil­de uy­gu­la­na­bil­me­si için ise bir 800 yıl
daha geç­me­si ge­rek­ti. Av­ru­pa'da gü­nü­müz­de­ki an­la­mı ile doğum günü kut­la­ma­la­rı ancak 12.
yüz­yıl­dan sonra baş­la­mış­tır. Doğum gün­le­rin­de pasta kes­mek ade­ti­nin ise ta­ri­hi kö­ke­ni ve
amacı de­ği­şik­tir. Doğum günü pas­ta­sı­nın bi­li­nen ta­ri­hi Helen uy­gar­lık­la­rı­na kadar uza­nır. Bir
kut­la­ma amacı ile or­ta­ya çık­ma­sı ise Or­ta­çağ­da Al­man­ya'da ol­muş­tur. 13. yüz­yıl­da
Al­man­ya'da ço­cuk­la­ra gös­te­ri­len ilgi belki bu­gün­kün­den bile faz­lay­dı. Doğum gün­le­ri bir
fes­ti­val şek­lin­de kut­la­nı­yor­du.Doğum günü kut­la­ma­sı sa­ba­ha karşı, şa­fak­ta, gün ağa­rır­ken
baş­lı­yor­du. Üstü yanar mum­lar­la süs­len­miş pasta eve ge­ti­ril­di­ğin­de çocuk uyan­dı­rı­lı­yor,
pas­ta­nın üs­tün­de­ki mum­la­rın ise yemek vakti ge­le­ne kadar de­vam­lı de­ğiş­ti­ri­le­rek sü­rek­li
yanar halde kal­ma­la­rı sağ­la­nı­yor­du. Ye­me­ğin ba­şın­da çocuk mum­la­rı üf­le­ye­rek sön­dü­rü­yor
ve şölen baş­lı­yor­du. Pas­ta­nın üze­rin­de­ki mum­la­rın sa­yı­sı ço­cu­ğun ya­şın­dan bir fazla
olu­yor­du. Bu bir fazla mum, bir gün sö­necek ha­ya­tın ışı­ğı­nı sim­ge­li­yor­du. Ay­rı­ca ço­cu­ğa
güzel doğum günü he­di­ye­le­ri ge­ti­ri­li­yor, sev­di­ği yi­ye­cek­ler ha­zır­la­nı­yor­du. Yani o za­man­lar­da
doğum günü kut­la­ma­la­rı ço­cuk­la­ra yö­ne­lik­ti.
Gü­nü­müz­de her yaş­tan in­sa­nın kut­la­dı­ğı doğum günü ve ke­si­len pasta işte o za­man­la­rın bir
ade­ti­nin de­va­mı­dır. Doğum günü pas­ta­sı­nın üs­tün­de­ki mum­la­rı bir üf­le­yiş­te sön­dür­mek, bu
arada bir dilek tut­mak, dilek ger­çek­le­şir­se bunu kim­se­ye söy­le­me­mek adet­le­ri de o
gün­ler­den kal­ma­dır.
Aşa­ğı­da­ki yaz­dı­ğım bölüm ise kıs­men Pof. Dr. Bengi Se­mer­ci, Cu­mar­te­si Sabah, Giriş Ta­ri­hi:
4.2.2012 ya­yı­nın­dan alın­mış­tır. Te­şek­kür­ler ve sev­gi­ler
Doğum günü her yaşta fark­lı duy­gu­lar­la kut­la­nır. Doğum gü­nün­de bir kut­la­ma yap­ma­nın
amacı nedir? Ya­nı­nız­da olan­lar, sizi kut­la­yan­lar, ar­ma­ğan alan­lar boş bir ka­la­ba­lık mı, yoksa
sizin için orada olan­lar mı?
Oğ­lu­mun doğum günü başta olmak üzere peş peşe ve bir bi­rin­den fark­lı yaş­lar­da ki­şi­le­rin, çok
fark­lı kut­la­dık­la­rı doğum gün­le­ri­ne ka­tı­lın­ca, in­san­la­rın doğum gün­le­rin­de neler ya­şa­yıp, neler
his­set­tik­le­ri­ni dü­şün­düm. Doğ­du­ğu­muz anda ilk ne­fe­si­miz bizim için ya­şa­ma baş­la­mak olsa
da kut­la­yan biz de­ği­liz­dir. Çoğu kez bizi dün­ya­ya ge­ti­ren­ler ve on­la­rın ya­kın­la­rı ta­ra­fın­dan
kut­la­nır bu doğum günü. Dü­şün­se­ni­ze hiç doğum günü kut­la­ma­mış, doğ­du­ğu gün kim­se­nin
um­run­da ol­ma­yan hatta bi­lin­me­yen bir sürü insan var. Ço­cuk­luk dö­ne­min­de doğum
gü­nü­nü­nü­zü kut­la­ya­cak bi­ri­le­ri varsa, günün an­la­mı ar­ma­ğan­lar­la sı­nır­lı­dır. Ne kadar çok
ar­ma­ğan alır ve is­te­dik­le­ri­niz ye­ri­ne ge­ti­ri­lir­se o kadar se­vil­di­ği­ni­zi dü­şü­nür­sü­nüz. Bü­yü­dük­çe
daha büyük ar­ma­ğan­la­rı daha çok sevgi san­ma­ya baş­lar­sı­nız. Hele genç­lik dö­ne­min­de alı­nan
ar­ma­ğa­nın yanı sıra sev­gi­li­niz olup ol­ma­dı­ğı, size sürp­riz yapıp yap­ma­dı­ğı, da­ve­ti­ni­ze kaç
ar­ka­da­şı­nı­zın gel­di­ği önem­li­dir. Ne do­ğu­mun an­la­mı­nı umur­sar­sı­nız, ne de yaş­lan­ma­yı.
Başka ve de­ğer­li ki­şi­ler­den to­par­la­dı­ğım bu bilgileri yaz­dık­tan sonra yine ben ka­le­mi elime
alıp bir de kısa bir mi­za­hi ger­çe­ğe ge­çe­yim. Kız ar­ka­daş­la­rım­dan biri olan Aysel, benim her
hafta bir "yaş günüm" var, o da Salı gü­nü­dür, o gün ça­ma­şır, cam silme gibi yaş iş­le­ri
ya­pı­yo­rum, yine her hafta Per­şem­be'leri de "kuru günüm" o gün ise evi top­la­mak, sü­pür­mek,
ütü fa­lan­dır benim iş­le­rim der. Yani bazı ha­nım­la­rın başka an­lam­da yaş gün­le­ri de mi­za­hi
ola­rak böyle söy­len­se de, ger­çek­ten de böy­le­dir. Er­kek­ler en azın­dan kuru gün iş­le­rin­de
eş­le­ri­ne yar­dım­cı ol­sa­lar iyi olur tabii. Hani kızı, sev­gi­li­si­ni ev­len­me­ğe Ikna etmek için „elini
sıcak sudan soğuk suya sok­tur­ma­ya­ca­ğım“ der ya bir­çok er­ke­ği­miz, haydi o zaman hayat
müş­te­rek­tir, bazı ev işle­rin­de eşi­ni­ze yar­dım­cı olun. Yoksa ev­li­li­ğin ileri yıl­la­rın­da „beni
kan­dır­dın, boyun dev­ril­sin herif“ ola­rak bunun geri dön­me­si gibi bir du­rum­la da
kar­şı­la­şa­bi­lir­si­niz. Bu ya­zı­mı oku­yan benim gibi er­kek­le­rin ba­zı­la­rı­nın nef­ret du­ala­rı­nı aldım
ama ger­çek­ler bazen acı­dır.

Bugün, 23 Kasım 2019,
 ga­ze­te yö­net­me­ni­miz, se­ve­cen, can­dan insan, hayvan aşığı Se­bi­ha Ars­lan' ın yaş gü­nü­nü bugün kut­lu­yo­ruz. Kaç ya­şı­na gir­di­ği­ni bi­li­yo­rum ama bun­dan önem­li­si her yıl daha da genç­leş­ti­ği­ni, gü­zel­leş­ti­ği­ni gö­rü­yo­rum.
Datça'nın ha­va­sı mı, suyu mu, onun bit­me­yen ener­ji­si ve ça­lış­ma aşkı mı,
yoksa haf­ta­da bir­kaç gece ken­din­den ge­çer­ce­si­ne dans et­me­si mi onu
genç­leş­ti­ri­yor acaba? Ama bir ger­çek var ki o her yıl bir yaş genç­leş­tik­çe
ara­mız­da­ki yaş farkı da ar­tı­yor.

Doğ­muş­sun Uşak 'ta, şen­lik­ler ya­pıl­mış,
İyi ki gel­miş­sin Datça'ya, de­niz­ler ma­vi­leş­miş,
Güneş daha sıcak, daha par­lak olmuş,
Gü­zel­lik­ler ge­tir­miş­sin,
 olmuş Datça' lılar sana aşık,
Sağ­lık­lı, mutlu yaş­lar sana,
Hep Datça' lı kal, hep biz­ler­le yaşa,
Şunu böyle bil ki sen­siz olmaz, ola­maz bu Datça.
Ben bu yaş gü­nün­de se­nin­le ola­mı­yo­rum,
ama ben­siz olur, yine de Sen­siz Olmaz.

Rumuz: Sen­siz Olmaz, 23.11.2019


Okunma Sayısı: 1647

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.