LAÇİNNN
Muğla
22 Şubat, 2026, Pazar
  • DOLAR
    43.83
  • EURO
    51.70
  • ALTIN
    7183.0
  • BIST
    13.934
  • BTC
    67823.333$

SEN NEYMİŞSİN BE  LODOS !  

12 Ocak 2026, Pazartesi 16:48

Değerli Dostlar! Yazının başlığını görünce şaşırdınız değil mi? Bu köşede hep Kur'an'dan Kur'an ayetlerinden bahsedilirken bu da nereden çıktı dediğinizi duyar gibi oluyorum. Merak etmeyin. Bahsedeceğim bu konu da Allah'ın bir ayetidir. Bizim aklımıza ayet denilince hep iki kapak arasına konulmuş mezarlıklarda okunan veya ipek muhafazalar içinde duvarın yüksek bir yerine asılan adına Mushaf denilen kitap gelir ki biz onu çok, ama çok garip bıraktık. İstiklal Marşı'mızın şairi merhum Mehmet Akif bu konuyu mısralarında ne güzel dillendirir. Ne diyordu o usta şair. "Ya okur geçeriz bir ölünün toprağına Ya açar bakarız Nazmi Celil'in yaprağına İnmemiştir hele Kur'an bunu hakkıyla bilin Ne teze mezara okunmak ne de fal bakmak için ".Evet Dostlar!Aslında o bir hayat kitabıdır. Zira içinde her şey vardır Yüce yaratıcının ifadesiyle "Biz onda hiçbir şeyi eksik bırakmadık" (En' am: 38) buyurulur. Evet onun içinde ne ararsanız bulursunuz.Elektrik yüklü bulutları, rüzgarların aşılama görevini yaptığını ,Dünyanın yuvarlak olduğunu, ve güneşin etrafında döndüğünü, çocukluk ,gençlik, olgunluk ,yaşlılık dönemlerini, gönderilen peygamberleri, o peygamberler hakkında anlatılan kıssaları ve o kıssalardan çıkarmamız gereken dersleri, ahlaki örnekleri, daha neleri neleri. Saymakla bitmez ki ..İşte bugünkü konumuz da o rüzgarlardan biri olan ve güneybatı dan esen adına Lodos dediğimiz rüzgardır .Değerli Dostlar !Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta sonuna doğru başlayıp ve halen devam eden yurdumuzun büyük bir bölümü bir doğa olayına teslim oldu. Medyadan takip etmişsinizdir. Çatılar uçtu, tırlar devrildi ,ağaçlar kökünden söküldü, yıkılan minareler, denizde parçalanan tekneler ,daha bir sürü hasar .Bundan seneler önce bir Faranjit olayı yaşamış doktorun tavsiyesi üzerine bademciklerimi aldırmak zorunda kalmıştım .İşte ondan sonra ne olduysa oldu .Faranjitim daha sonra astıma dönüştü. Gitmediğim doktor, senelerce yaptırmadığım aşı kalmamıştı. Hele lodoslu havalarda adeta amiyane tabirle hoşaf gibi oluyordum Gittiğim doktorların hepsine şu soruyu soruyordum. Değişken hava şartlarının vücuttaki etkilerini inceleyen tıptaki bilim dalı hangisidir ? Bu sorunun cevabını geçtiğimiz birkaç sene içinde öğrenebildim. Psikiyatriymiş. Çok şaşırdım tabii. Değişen havadan o kadar etkileniyordum ki gökyüzünde beliren bulutlardaki elektrikten etkileniyordum .Ne de olsa insanız. Hastalıklar da bizim için .Ama ne tuhaf değil mi? Hani Hazreti Mevlana diyordu ya !"Hastalık ,bela, ve musibetler Yaradan ın kullarına gönderdiği misafirlerdir gelirler ve giderler. Gönderenin hatırı için onlara sabretmek gerekir. Ayette de şöyle demiyor muydu "Şüphesiz ki biz sizi biraz korku ve açlık, mallardan canlardan ve ürünlerden eksiltme ile deneriz. Sabredenleri müjdele" (Bakara 155 )Burada da kula sadece sabretmek düşer. 1400 sene önce indirilen Kur'an'daki başka bir ayette de Rabbimiz Rûm Suresi 41'de bizi şöyle uyarmıştı. Birlikte hatırlayalım. ne diyordu Rabbimiz! "İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu .Böylece yanlış yoldan dönsünler diye Allah onların yaptıklarının bir kısmını onlara tattırır" .Değerli Dostlar! Bu ilahi mesajları ancak 1400 yıl sonra idrak edebildik. Doğayı bozduk, ağaca ve yeşile düşman kesildik, kestiğimiz ağaçların yerine beton Gökdelenler ve AVM'ler diktik, Ozon tabakasını deldik, kimyasallar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. Aklımız başımıza geldikten sonra da bu işin önemini anlamaya başlayıp Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurduk. Belediyelerde Çevre Koruma birimlerini faaliyete geçirdik. Ama neye yarar mı diyelim, yoksa zararın neresinden dönülürse kârdır mı diyelim .Siz karar verin .Kıymetli Dostlar !Doktorlar lodos'un genel olarak kişilerde yorgunluk, halsizlik, vücutta ağrı, devamlı uyuma arzusu ,çalışma isteğinin azalması gibi etkileri olduğunu ifade ediyorlar ki bunda da gerçeklik payını görmezlikten gelmemiz mümkün değil .Hatta rivayet olunur ki ,Osmanlı döneminde zamanın yargıçları yani kadıları lodoslu havalarda verecekleri kararları hep erteler, lodos geçtikten sonra karar verirlermiş ki hiç de yabana atılacak bir haber değil gibi gözüküyor .Şu bir gerçek ki sağlık gibisi yok. Ancak onu geçici bir süre de olsa kaybedince anlıyoruz kıymetini. Bu konuda hasta yatağında olan Kanûni Sultan Süleyman ne diyordu .Birlikte kulak verelim. "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." O zaman ne olur bize zarar veren şeylerden uzak duralım ve her şeyden önce bu bedeni bir ilahi emanet olarak görelim .Yazımızı burada noktalarken sağlıklı huzurlu ve lodossuz günler diliyorum .Esen kalın .Hoşça kalın Aziz Dostlar!


Okunma Sayısı: 524

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.