.
Muğla
03 Şubat, 2023, Cuma
  • DOLAR
    18.60
  • EURO
    19.36
  • ALTIN
    1064.1
  • BIST
    4685.2
  • BTC
    16922.621$

Son­dan bir ön­ce­ki son durak

23 Ocak 2023, Pazartesi 17:32

Her­ gün iş ye­ri­me gidiş ge­li­şi be­le­di­ye oto­bü­sü ile ya­pı­yo­rum, eğer bek­len­me­dik aşırı bir tra­fik yo­ğun­lu­ğu yoksa bir yönde yak­la­şık 40 da­ki­ka sü­rü­yor. Şan­sı­ma o hat­ta­ki oto­bü­sün ilk ve son du­rak­la­rı benim biniş iniş du­rak­la­rım. Ters yönde yine aynı. Sa­bah­la­rı erken, 07:00 de gidiş, akşam üzeri de 19:00 da dönüş oto­büs­le­ri­ni ya­ka­la­ma­ğa ça­lı­şı­yo­rum. Gi­der­ken tam uy­ku­mu ala­ma­dı­ğım bir ge­ce­den sonra eğer otu­ra­cak da bir yer bul­muş­sam oto­büs­te biraz uyuk­la­ma­ya devam edi­yo­rum. Hatta bazen ayak­ta kal­sam bile göz­le­rim biraz ka­pa­nı­yor. Dö­nüş­te ise bütün günün yor­gun­lu­ğu ile yine aynı, yani oto­büs­te biraz uyuk­la­ya­rak din­le­ni­yor, eve öyle gi­di­yo­rum. Şan­sı­ma o hat­ta­ki oto­bü­sün ilk ve son du­rak­la­rı benim iniş biniş du­rak­la­rım de­yi­şi­min ne­de­ni şu, hep son du­rak­lar­da in­di­ğim için oto­büs­te uy­ku­ya dalıp ine­ce­ğim du­ra­ğı ka­çır­mam du­ru­mu yok. İki hafta kadar evvel ya­nı­ma 40 yaş­la­rın­da bir bayan otur­du, onun da göz­le­rin­den uyku akı­yor, dal­ma­mak için gay­ret gös­te­ri­yor­du. Bir süre sonra bana "Be­ye­fen­di siz hangi du­rak­ta ine­cek­si­niz?" dedi. Ben de "Son du­rak­ta yani Kan­dı­ra du­ra­ğın­da dedim". Onun üze­ri­ne "O ne yazık ki be­nim­kin­den bir durak sonra, yine de rica etsem ve siz de uyu­yup kal­ma­mış­sa­nız, beni son du­rak­tan bir ön­ce­ki Çift­lik du­ra­ğı­na gel­me­den uya­ra­bi­lir­mi­si­niz, uyu­yup du­ra­ğı ka­çır­mak­tan kor­ku­yo­rum" dedi. Ben de bu rica üze­ri­ne uyu­yup kal­ma­ma­ğa gay­ret edip ba­ya­nı za­ma­nın­da uyar­dım. Kim­ bi­lir evde yemek, bu­la­şık, ça­ma­şır ve belki de sabah okula gi­decek ço­cuk­lar falan der­ken ne kadar yor­gun ve uy­ku­suz ola­rak sa­bah­la­rı er­ken­den evden yola çı­kı­yor diye dü­şün­düm. O gün­den sonra, te­sa­düf ya, bir­kaç kere daha aynı oto­büs için bin­di­ğim du­rak­ta o ba­ya­na rast­la­dım, hatta yan yana otur­duk ve ben ona gü­le­rek "Yine son du­rak­tan bir ön­ce­ki du­rak­ta mı?" diye sor­dum, o da bana gü­le­rek "Evet, lüt­fen yine rica edi­yo­rum, sizin son du­rak­tan bir ön­ce­ki durak benim son du­ra­ğım" dedi.
Bu "Son du­rak­tan bir ön­ce­ki durak benim son du­ra­ğım" sözü artık ara­mız­da hoş bir laf­laş­ma olan Filiz hanım, gerçi ger­çek ar­ka­daş değil ama yol ar­ka­da­şı olup hatta bir­bi­ri­mi­ze artık isim­le­ri­miz­le hitap et­ti­ği­miz o kibar hanım, bizim üç aya yakın süren bu il­ginç oto­büs ar­ka­daş­lı­ğı­mız so­nun­da bir­den or­ta­dan yok oldu. Bir haber de ver­me­miş­ti, belki ta­ti­le falan git­miş­tir dedim ama yok. Her­hal­de ya ta­şın­dı ya da iş de­ğiş­tir­di, ya da artık ça­lış­mı­yor gibi şey­ler dü­şün­düm. Ama bu ma­ce­ra, as­lın­da belki de kısa bir yaşam filmi desem, benim ha­fı­zam­da güzel bir anı ola­rak kaldı. O "Son du­rak­tan bir ön­ce­ki durak benim son du­ra­ğım" sözü her sabah oto­bü­se bi­ni­şim­de hala ak­lım­dan çık­mı­yor.
Sa­bah­la­rı her oto­bü­se bi­ni­şim­de içim­den tek­rar­la­dı­ğım bu "Son du­rak­tan bir ön­ce­ki durak benim son du­ra­ğım" sözü as­lın­da Filiz ha­nım­la ara­mız­da bir şaka gibi baş­la­yıp tek­rar­la­dı­ğı­mız sa­de­ce öyle boş bir söz de­ğil­di diye dü­şün­me­ğe de baş­la­dım za­man­la ve dü­şün­dük­çe de onun hemen her­ke­sin ha­ya­tı­nın kısa veya uzun ama önem­li bir bö­lü­mü­mün kı­sa­ca ifa­de­si ol­du­ğu­na karar ver­dim. Ön­ce­lik­le de Filiz ha­nım­la bir oto­büs­te bir­lik­te işe gi­di­şi­mi­zin benim için böyle bir an­la­mı ol­du­ğu­nu ve o artık be­nim­le aynı oto­bü­se bin­me­di­ğin­den beri o gün­le­ri çok ara­dı­ğı­mı idrak ettim. Yani onun­la bir­lik­te olmak benim hep de­va­mı­nı is­te­di­ğim bir ­şey­miş, ama onun artık aynı oto­bü­se bin­me­me­si benim için, bu olay uzun zaman devam etsin, sonu çok uzak­lar­da olsun diye içim­de sak­la­dı­ğım, ama ne yazık ki o son­dan daha evvel gelen ve beni boş­luk­ta bı­ra­kan bir son­muş.
Tek­rar ele alır­sam "Son du­rak­tan bir ön­ce­ki durak benim son du­ra­ğım" ha­yat­ta­ki o son durak, ke­sin­lik­le o ka­çı­nıl­maz son, yani ölüm değil. Ama hemen her in­sa­nın so­nun­da şöyle olsun şek­lin­de plan­la­rı var­dır, kısa veya uzun va­de­de. Bir kişi üni­ver­si­te­yi bi­ti­rip mü­hen­dis ol­ma­yı onun ha­ya­tın­da önem­li bir son ola­rak dü­şü­ne­bi­lir ama şu veya bu ne­den­le mü­hen­dis ola­maz­sa bu onun için o son du­rak­tan ön­ce­ki son­dur. Başka biri ka­ri­yer ar­zu­su ola­rak so­nun­da ça­lış­tı­ğı şir­ket­te bir müdür olma ar­zu­sun­da­dır ama ancak bir asis­tan ola­bi­lir, yani onun için son­dan ev­vel­ki son budur. Ya da bir başka biri, ör­ne­ğin bir fut­bol­cu dün­ya­nın sa­yı­lı gol­cü­le­rin­den bi­ri­dir ve en azın­dan üç dünya ku­pa­sı oy­na­mak arzu et­ti­ği ka­ri­yer so­nu­dur. Ama yıl­lar geçer ve bir dü­şü­nür ve ben zir­ve­de iken bu işi bi­ti­rir­sem iler­de daha iyi ha­tır­la­nı­rım der ve ül­ke­si­nin milli ta­kı­mı­nın iki dünya ku­pa­sı­na ka­tı­lı­mın­dan sonra aktif fut­bol ha­ya­tın­dan çe­kil­me­ğe karar verir. Bu onun için "Son du­rak­tan bir ön­ce­ki durak benim son du­ra­ğım" de­mek­tir.
Şimdi asıl biraz da ken­dim­den bah­set­mek is­ti­yo­rum. Ben bu ga­ze­te­de, bu kö­şe­de yaz­ma­ğa bir te­sa­düf so­nun­da baş­la­dım. Yoksa öyle bir ya­zar­lık ta­ra­fım da yoktu, belki de hala yok ve ben kendi ken­di­me gelin güney oldum. Hani hep ilham der­ler ya, bana da çok özel bir ki­şi­den bir ilham geldi, yaz­dık­ça da gel­me­ğe devam etti. Ben de yaz­dık­ça daha he­ve­se gel­dim, iyi yo­rum­lar ve be­ğen­dik di­yen­ler ve hatta be­ğen­me­dik çok kötü bir yazı di­yen­ler beni kö­rük­le­di ve yaz­dık­ça yaz­dım. Bazen çok sık, bazen uzun ara­lar ve­re­rek. Öy­le ­ki artık bu ga­ze­te çık­tık­ça ben de hep ya­za­rım diye ken­di­me bir son ta­nım­la­mış­tım. Ama ev­vel­ki gün bir­den­bi­re, artık bu ya­zım­la "Son du­rak­tan bir ön­ce­ki durak, yani benim son du­ra­ğım geldi" de­me­ğe karar ver­miş­tim. Başka bir de­yiş­le, bu son yazım olsun deyip, artık köşe ya­zı­sı yaz­ma­ma­ğa karar ver­miş­tim. Ama bu ka­ra­rım bir gün bile sür­me­di, hemen er­te­si gün ken­di­me „Sen ne ya­pı­yor­sun, hem de ne güzel ga­ze­te­miz kısa bir süre önce 15. yı­lı­nı kut­la­mış­ken ve he­pi­miz in­san­lık için büyük umut­lar­la yeni bir yıla gir­miş­ken?“ diye sor­dum ve ka­ra­rım­dan vaz­geç­tim. Çünkü bu ga­ze­tem ve köşem benim ha­ya­tı­mın çok güzel bir par­ça­sı ve bunun mut­lu­lu­ğu­nu ömrüm boyu
 ha­tır­la­ya­ca­ğım.

Henüz tak­mı­yor­mu­sun bu dün­ya­yı?
O zaman hiç dert et­mi­yor­sun o son du­ra­ğı,
Senin zaten kendi son du­ra­ğın var,
İner­sin orada ya­pa­yal­nız ve de kay­gı­sız­ca.

20 ya­şı­na gel­din mi artık,
Far­kın­da­mı­sın ger­çek ha­ya­tın, yavaş yavaş?
Dert­le­rin du­rak­la­rı ka­çı­nıl­maz ama,
Güzel du­rak­lar­da inmek as­lın­da senin 
ter­ci­hin­de.

Gi­de­ce­ğin yolun sonu belli mi?
Ya erken inmen ge­re­kir­se o oto­büs­ten,
İste­ye­rek ya da ken­din karar bile ve­re­me­den,
Hani o son du­rak­tan ev­vel­ki, başka bir son
 du­rak­ta.

Kafan ka­rış­tı­mı be­nim­ki gibi,
İndim bu­ra­da ama ne ya­pa­ca­ğım sonra,
En son du­rak­tan evvel ve ça­re­siz­ce,
Vay be, başka son du­rak­lar var­mış meğer onun da ön­ce­sin­de.

Sana in­di­ğin yerde kal di­ye­mi­yo­rum,
Ora­dan git de di­ye­mi­yo­rum,
Benim son du­ra­ğım bu, bi­li­yo­rum di­yor­san iyi,
Gel­dik yolun so­nu­na di­yor­san, yine de bir düşün 
ön­ce­sin­de.

Bir­kaç yıl­dır ya­zı­la­rı­mı oku­yan­la­ra, oku­ma­yan­la­ra, be­ğen­miş olan­la­ra, be­ğen­me­yen­le­re, tüh ya so­nun­da bun­dan kur­tu­lu­yor­duk ama yine ol­ma­dı di­yen­le­re, ya­zı­mın çık­tı­ğı say­fa­yı ke­se­ka­ğı­dı yap­ma­yı ter­cih eden­le­re, her­ke­se her­ke­se çok te­şek­kür edi­yo­rum. Tabii en başta da bana gü­ve­nip bu kö­şe­de yer veren sev­gi­li yö­net­me­ni­me, onun ken­di­ne has, çok özel, ina­nıl­maz de­re­ce­de mo­ti­ve eden tar­zı­na, sarı inat ol­ma­sı­na rağ­men in­sa­nı pembe mut­lu­luk­la­ra iten ki­şi­li­ği­ne, bu ga­ze­te­yi hep böyle ba­şa­rı ile yö­ne­te­ce­ği­ne can­dan ina­na­rak son­suz te­şek­kür­ler edi­yo­rum ve siz­ler­den de bana bir süre daha kat­lan­ma­nı­zı rica edi­yo­rum.
Hani bir oto­bü­sün en son du­ra­ğı bel­li­dir ama siz kesin bir plan yap­ma­mış ya da son­ra­dan fikir de­ğiş­ti­rip o gün ine­ce­ği­niz sizin son du­ra­ğı­nı­zı de­ğiş­tir­miş olur­su­nuz ya bazen, hatta bir du­rak­ta inip tüh bir son­ra­sın­da in­sey­dim der­si­niz ya, işte bana da öyle oldu. Hatta bazen yıl­lar sonra bile, o geç­miş­te in­di­ği­niz du­ra­ğın yan­lış bir durak ol­du­ğu­na karar ve­rir­si­niz. Hani benim za­ma­nın­da yaz­dı­ğım bir yazı için şimdi keşke o zaman onu yaz­ma­say­dım di­ye­bi­le­ce­ğim gibi.
En son ola­rak, kimin söy­le­di­ği­ni bil­me­yip ama çok an­lam­lı bul­du­ğum iki sözü yaz­mak is­ti­yo­rum:
„Neyi arı­yor­san O'sun sen. Ya ümit siz­si­niz, ya ümit­siz­si­niz. Git­ti­ğin yola inan­dıy­san at­tı­ğın adım­lar­dan kork­ma.“

"Ka­ğı­da do­ku­nan kalem, kib­rit­ten daha çok yan­gın çı­ka­rır."

Sağ­lı­cak­la kalın.

Rumuz: Sen­siz Olmaz, 12.01.2023
 


Okunma Sayısı: 257

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.