MUĞLA TÜRKÜLERİ (71) GEYİK TÜRKÜSÜ
01 Ekim 2026, Perşembe 16:10Geyik ne gezersin,
Dağı taşı delersin.
Bir yavrunun peşine
Niçin böyle melersin.
***
Çaldılar çapardılar
Toz toza kopardılar.
Ben yüksekte yatarken
Yavrumu kopardılar.
***
Adayıp Atan’dolsun,
Okuyup yazan, dolsun
Benim yavrumu alanın
İki gözü kör olsun
***
İskilipine ereyim
Gonca güller dereyim
Beriye gel geyik,
Ben yavrumu vereyim.
***
Alemi azandadır,
Okuyup yazardadır.
Yavrumu pişirmişler
Bir kara kazandadır.
Fethiye’den Antalya Korkuteli’ne dek, yöredeki bütün Türkmenler,
Tahtacılar, Alevi inanışına sahip olan göçerlerce söylenen bir türküdür. Genellikle Hacı Bektaş-i Veli’nin önde gelen müritlerinden Abdal Musa
tekkesinin etrafında, göç sırasında söylenmektedir.
Abdal Musa , şeyhi Hacı Bektaş Veli’nin elini öptükten sonra, onun elçisi olarak Elmalı’ya gelip, Akçainiş dolaylarına yerleşmiştir. Onun
yaşamına ilişkin pek çok söylenti vardır. Bu söylentilerden biri de, geyikle şakalaşmasıdır. “Yavrusunu kaybeden geyik melemeye başlayınca , Abdal Musa yavru geyiği alıp bir kazana saklamış ve geyikle kırk dörtlük bir
söyleşi gerçekleştirmiştir. Türkü de bu dörtlüklerden doğmuştur.
Yalnızca Fethiye yöresine ait değildir. Genel olarak semah havasıdır.
Okunma Sayısı: 291


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.