LAÇİNNN
Muğla
09 Ekim, 2026, Cuma
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

Muhteşem Bir Ayet (Şûra 30).

08 Ekim 2026, Perşembe 16:12

Can Dostlar!     
Tam yeni bir konuya başlamışken uzun zamandır kafamızı kurcalayan bir ayetle çarpıldık adeta.              
Çok geniş kapsamlı ve herkesi sarsan bir ayet. Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim, Âlemlerin Rab'bi tarafından alemlere rahmet olarak Hz Muhammed'e gönderilen 4 kitaptan sonuncusudur. Bu kitapta, çeşitli gruplardan ve bu grupların akıbetlerinden bahsedilir. Örneğin; İman edenler, inkar edenler, münafıklar, cennetlikler, cehennemlikler, Salih amel sahipleri, akıl sahipleri, gibi. İşte bugün bu ayeti AKIL SAHİPLERİ başlığı altında incelemeye çalışacağız. Aklını kullananlar ve aklını kullanmayanlar. Aklını kullananlara verilen nimet ve mükafatlar, aklını kullanmayanların uğradıkları zarar ve felaketler .   Aziz Canlar!   Önce akıl ne demek. Birazcık ona temas etmeye çalışalım. Bu konuya 23 Haziran 2025 tarihinde "Akletmek" başlığı altında beyitler halinde temas etmiştik. Ama yine de bir defa daha tekrar etmekte yarar var.     
              
Akıl, hiç şüphesiz Allah'ın insana verdiği nimetlerin en başında gelir. Akıl kelimesi, Arapça bir kelime olan " Ukl"ldan türemiş olup, bağlamak, birleştirmek, bağ kurmak anlamında kullanılır. Zira insan fiil ve davranışlarıyla, duygularıyla ancak akılla bağ kurarak buluşur. Güzeli çirkinden, faydalıyı zararlıdan ,iyiyi kötüden ancak onunla bağ kurarak ayırır. Yine kin ve ihtiraslarını, kıskançlığını, sevgisini, övgüsünü, ölçünün dışına çıktığında Onunla  frenler. Kutsal dinimiz İslâm, aklın kontrolünü bozması açısından içki ve uyuşturucu gibi maddelerin kullanılmasını yasaklamıştır. Akılla ilgili olarak 3 ayet mealini burada zikretmekte yarar var diye düşünüyoruz.  
  
1- .....Allah aklını kullanmayanların üzerine pisliği (huzursuzluğu, azabı) boca eder. (Yunus :100).   
 
2-..Ne kadar da  az düşünüyorsunuz (Mü'min 58)         
   
3- Size verilen nimetler dünya hayatının süsüdür .Allah katındakiler  ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ buna akıl erdirmeyecek misiniz?        (Kasas 60 ).      
Can Dostlar!     

Akıl ve türevleri Kur'an'da 49 yerde geçer ve o kadar ilginçtir ki Nûr ile aynı sayıdadır. Kur'an'daki akıl sahiplerinin karşılığı ulu'l bab'tır .         
Şimdi asıl konumuz olan o muhteşem ayete geçelim .İgili ayet Kur'an'daki 42. sûre olan ve 53 ayetten oluşan Şûra suresinin 30. ayetidir .     
Ayet meali aynen şöyle .      
 "Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir. Allah çoğunu da affeder." Burada musibet kelimesini biraz açalım isterseniz. Musibet  kelimesi, istenmeyen kötü durumlar, felaketler anlamına gelir. İnsanın başına gelen her musibetin kendi yapıp ettikleri yüzünden olduğu belirtilirken, gerek evrendeki fiziksel ve sosyal kanunları görmezden gelmesi ve gerekli önlemleri almaması, gerekse Allah'a isyan niteliği taşıyan davranışlarda bulunması sebebiyle, dünyada karşılaştığı sıkıntı, acı ve felaketlerin kendi kusurunun bir sonucu olduğuna dikkat etmesi istenmektedir. Özellikle Allah'a isyan konusunda yapılan hataların çoğunun da affedildiğinin bildirilmesi yüreklere ferahlık verir. Zira başka bir ayette de "Eğer yaptıklarınız yüzünden Allah sizleri hemen cezalandırsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı"   (Fâtır :45) buyurulur. Dünyadaki fiziksel olaylarla ilgili olarak, eğer dere kenarında veya fay hattında ev yapanın bir musibeti doğuracağı akle- dilememişse, o zaman o musibete dûçar olmak kaçınılmaz olur. Eğer bu fiziksel olay sizin bedeniniz ile ilgili olmuş, doktor size bir saatte bir 20 dakika kalkın yürüyün demiş, siz de bu uyarıya önem vermeyip gecenin 03'üne kadar televizyon dizileriyle veya bulmacalarla vakit geçirmişseniz, o zaman "şuram ağrıyor" " buram ağrıyor" diye şikayette bulunmanız ne kadar doğru olur. 
Aziz Canlar!       

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Şöyle düşünelim. Hayattayken kişi anne babasına iyi davranmamış, onları horlamış, paylayıp azarlamışsa ,o zaman kendi ciğerparesi evladı da onu horlayıp azarlayacak ve  bu da kaçınılmaz olacaktır.           
İşte bütün bunlar Ulu'l Elbab'ın yani akıl sahiplerinin düşünüp değerlendireceği şeylerdir.                    
Bir örnek daha vererek konuyu duamızla noktalayalım.            
Bir insan düşünün ki, duygularının esiri olmuş, kıskançlık, hakikatle yüz yüze gelememe zorluğu, hoşgörü noksanlığı gibi nedenlerle karşısındakine hep beddua eden ,alaya alan, kendisini ermiş zannederek karşısındakini küçük gören kişilerin davranışlarına bu dünyada çok şahit olmuşuzdur .Bu tiplerin bedduaları bazen beddua ettiği kişi hak etmişse yerini bulacaktır.

Bu konu Allah'ın tasarrufu altındadır. Eğer o kişi bedduayı hak etmemişse beddua döner Bumerang gibi kendisini vurur. Ama o bunun ya farkındadır veya değildir. Eğer farkındaysa o zaman kendisine çeki düzen vermek için öz eleştirilerde bulunarak Rabbimden af diler. Konumuzu dua ile bitirelim             
-Allah'ım aklımızı ve imanımızı koru.!     
-Kendi gözümüzle iyi görünmeye değil, Senin huzurunda temiz bir akılla iz bırakmak isteyen kulların arasına bizleri dahil eyle !              
-Gizli veya açık olarak yaptığımız iyilikleri Yüce dergahında kabul buyur !        -Verdiğin sonsuz nimetlere karşı layıkıyla şükretmeyi bizlere lütfeyle !   
 -Kendi öz nefsimize veya başkalarına zulmetmekten bizleri koru!.             
-Bizleri rahmetine dahil eyle .Amellerine güvenip senin rahmetini unutanlardan eyleme!-Bizleriz zanla değil, hakikatle ,kibirle değil teslimiyetle, gösterişle değil, Salih amelle -Unutkanlıkla değil, akıl ve hesap bilinci ile yaşayan kullarından eyle!              Dualarımızı dergâhı izzetinde kabul buyur! Dualarımızı reddedilen dualardan eyleme!        

 Can dostlar!        
Bundan sonra başka bir konuda buluşmak üzere, sağlıkla kalın, Esen kalın, hoş kalın.


Okunma Sayısı: 215

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.