LAÇİNNN
Muğla
26 Ekim, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

BETONA DÖNMEK

26 Ekim 2026, Pazartesi 16:40

Rahmetli   Türk   Sanat   Musikisi  bestekarları mızdan   Şekip   Ayhan  Özışık,  o  ünlü   sevilen   Rast  makamındaki  şarkısında;    SAÇLARIN  TARUMAR    GÖZLERİNDE   NEM,  ATEŞE   BENZERDİN   KÜLE    DÖNMÜŞSÜN  ,  ,HAYALMİ   GERÇEKMİ,GÖRDÜĞÜM BİLMEM,ELDEN   ELE  GEZEN,GÜLE   DÖNMÜŞSÜN, BİR   ESER  KALMAMIŞ  ESKİ  HALİNDEN,  GEÇMEZ  AKÇE  PULA  DÖNMÜŞSÜN     demiş.
Bizler   gibi, çocukluğunu/gençliğini   Datçamızda   geçirmiş   olanlar, yıllar    sonra  buralara     geldiğinde,hep   eski   sevdiğini   arar  gibi doğduğu   bu   kentte,  eski   sevdiği  ile  karşılaşmış   gibi, hayal  kırıklığında bu  şarkıyı  hatırlar,
Evet:
Doğası  kırılmış  dökülmüş,  tarumar    edilmiş,ağlayan /üzgün bir   sevgili  misali, betona  dönmüş/döndürülmüş  hale, üzülmemek  mümkün mü.Rant   amaçlı elden   ele  alınıp   satılan,toprakların bir   beton  tarlası   gibi, küle   döndüğünü   söylemez mi.   Elbette    badem   çiçeklerinin  taç   yapraklarını,bir  kar  yağar   gibi    mevsiminde savurduğu   eski  halinden    artık  bir   eser  yok,doğamızı    geçmez   akçe    çöle   döndürdük.  Döndünmeyede  devam    ediyoruz.
Azkanlı  mevkiindeki o  küçücük  beyaz  kumlu  plajı,bir  pırlanta yüzük  taşı   gibi  TOPAN    adayı   gözlerimiz   çooooooooook   arayacak   
Söylemeden    edemeyeceğim;  kış  mevsimi   gelip   çattı.Yağmurlarda    geliyorum  diyor.Bilhassa   merkez   İskele   mahallesinde ,dere  yataklarındaki  yapılaşmalar ,baskın  şeklinde   oluşabilecek  bir  yağışta  karşılaşılabilecek  felaketin habercisi.Bilenler   hatırlar, usulen   yapılmış   gibi    görülen  yağmur  suyu  toplama  kanalları  tıkanınca   oluşan   sel  ,bilhassa  PTT   binasının  bulunduğu    alanı   göle     çevirmişti.  Unutmayalım,su   gideceği   yolu   kendisi   bulur.  Doğada   oluşmuş   doğal   dere  yatakları   tesadüf   değil .Geçmiş  kuşakların   tarlalarını kesiklerle      sınırlandırılmış   olmalarının  bir   sebebi   olmalı. Setleme  yapmadan ,ağaçlandırma   amacıyla, maki   yeşil  yorganını da   ortadan   kaldırırsak , toprağı tutan     ne  kalıyor. Buna  yapılaşma   amaçlı  hafriyatlar eklenince ,  durum   ortada.  Diğer  bir  husus,altyapı   tamamlanmadan  yapılmakta   olan    asfaltlamanın  olumsuz    tarafı  düşünülüyormu   bilmem.
  Datça'da    yaşayan   canlının   yalnızca   biz    olduğununa     kendimizi    inandırarak,bu  yıkıma     ne  zamana  kadar  devam   edeceğiz. Bindiğimiz  dalı   kestiğimizin     farkındamıyız.?
Hoşça  kalınız.
 


Okunma Sayısı: 34

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.