YENİ KİTABIM ‘’BEN GEZDİM GÜZELDİ..ŞİMDİ SIRA SİZDE ‘’NİN BASIM HİKAYESİ…
10 Eylül 2026, Perşembe 16:30Yıllarca elime aldığım bir kitabın sayfalarını çevirirken satır aralarında yazılım hatalarını görünce,
yazarın hatasını bulduğumu düşündüğüm hataların, aslında yazarın hatası olmadığını, Ankara’da
Kültür Bakanlığında, Yayımlar Dairesinde kitapların basılması aşamasında düzeltmen olarak çalıştığım
yıllarda anlamıştım.
Bu yılın ilk aylarında yazarı olduğum 2 Kitabım ‘’Ben Gezdim, Güzeldi…Sıra Sizde… adlı Kitabımın
baskısı için Ankara’da Arkadaş basımevi ile ocak ayında görüşmüş, tasarım için dosyaları vermiştim.
Tasarımcı yapan Aysun Topal bir süre sonra ilk prova baskıları bana verdiğinde, provaların okunması
düzeltme ve redaksiyon çalışmasını yapılması gerekiyordu ve ben daha önceki tecrübemden kitabın
yazarının düzeltmeni olamayacağımı anlamıştım.
Çocukluk arkadaşım, gazeteci Hacı Murat Koçoğlu’nu kitabın baskıya hazırlanması konusunda
beraber çalışmaya razı etmeyi başarınca, Ankara’nın kafelerinde tasarımı bitmiş sayfaların üzerinde
çalışma günlerimiz başlıyordu.
Hacı okuyor,’’ buldum hatanı ‘’diyerek düzeltmenin yanında eleştirilerini de yapıyor, ben de
bilgisayarda fotoğraflar seçmekle uğraşıyor, sert tartışmaların içine dalıyorduk. Fotoğrafları
beğenmiyor, ben gezilerimde bulunduğum yer ve andaki çektiğim fotoğraflar olduğu gibi kalsın
istiyorum diyordum. yazım hatalarını bulunca ‘ böyle de hata yapılmaz ki’ diyor, ya da yazım stilimi
eleştiriyordu. Ben bazan, yeni bir içecek alma bahanesiyle masayı terk edip bir süre sonra
döndüğümde Hacı başka sayfaya geçmiş oluyor.’ Bazen de, Kadirli’deki çocukluk ve gençlik ve Ankara
geçmişimizden söz edip, mola verelim diyerek, anılarına dalıyorduk.
Yaz tatilinde, Hacı gazete satıyordu, ‘yazıyor yazıyor… diye Kadirli cadde ve sokaklarında. Bense
Tüccar Hamza Metin Kollu’nun mağazasında çalışıyordum. Gazete ve dergilerdeki haberleri ve
yazıları okuyup, Kadirli’nin uzağına hayal kurduğumuzu, harçlıklarımızdan artırdığımız parayla
ortaklaşa Almanca ve İngilizce mektupla öğretim dergisi ile Benim Almanca, Hacı’nın İngilizce
öğrenmeye başladığımızı anlatıyorduk birbirimize. Hacı bizim öğrendiğimiz İngilizce ve Almanca ile
Mersin’ gidip otellerde ve seyahat acentalarında iş aradığımızı da anlatıyordu.
Zamanının Hey dergisindeki mektup arkadaşlık ilanlarından bulduğumuz mektup arkadaşlarıyla
yazışmaya başlayarak, Kadirli dışına, daha sonra biz de ilan vererek bizlerden binlerce kilometre ötede
çeşitli illerde yaşayanlardan, hatta yurtdışından da yazanlardan mektupları okuyup hangimize hitap
ettiğini düşünüyorsak ona göre, aramızda seçiğimizi hatırlıyorduk.Ankara’da Kavaklıdere’de
kiraladığımız evde geçirdiğimi bekarlık günleri, Kuğulu Park, Tunalı Hilmi, çalışma hayatımız
verdiğimiz molalardaki sohbet konularımızdan oluyordu.
Yeniden çalışmaya okumaya, fotoğraf seçmeye, hataları en aza indirmeye çalışıyorduk. Prova baskısı
üzerinde çalışmayı bitirince kendimize bir lokantada ziyafet de çekiyorduk. Ben ertesi gün
düzeltilmiş prova sayfalarla Arkadaş matbaasına gidip düzeltmeleri Aysun Hanımla çalışarak,
bilgisayarda işletip 2 Prova baskıları gelince çalışmaya yeniden başlıyorduk. Ankara’nın Kızılay’ında
farklı kafe ve lokantalarında 2 aya yakın çalışma sonuna gelmiş, matbaada son düzeltmeler in
yapılmasından sonra kitabı baskıya verdiğimi Hacı’ya telefonla, ’kitap bizden, biz kitaptan kurtulduk..
Artık baskıdan ne çıkarsa… demiş, kitabın baskıya verişini kutlamıştık bir meyhanede.
Yaşadığımız bölgeyi, şehri ve yaşamımızı anlatıp tanıttığımız mektuplar, kartpostallar, bizim de
arkadaşlarımızın yazdıklarıyla uzaktaki, ülkeleri, şehirleri, yerleri yaşam biçimlerini tanımamızı
sağlıyordu. Tepeden bakılan bir fotoğraf makinasıyla fotoğraf çekip, haberler yazıyorduk kendimizce.
Kadirli’nin fotoğraflarını çekip yurtiçi ve yurt dışındaki arkadaşlarımıza gönderdiğimizi hatırlayınca ,
farkında olmadan biz turizm tanıtma alnında ilk çalışmayı yapmış olduğumuzu hatırlıyorduk,
sohbetimizde. Hacı’nın Ankara’nın rehber kitabı v CD’sini hazırlayan bir Sanat Yönetmeni, benim
turizm ve tanıtma konularında yazarı olmamızın izini yine anılarımızda bulmuştuk.
Birkaç ay sonra kitap baskıdan çıkınca, yeniden buluşup, kitabı incelediğimizde hata olup olmadığına
bakmayarak, bulduysak da birbirimize söylemeyerek, baskıdan yeni çıkan kitabın kağıt kokusu
koklamanın ve yaptığımız çalışman sevincini yaşamak için meyhanenin yolunu tutuyorduk. Ben
Gezdim Güzeldi, Sıra Sizde kitabımın ilk imzasını da, düzeltmenim, eleştirmenim, Sanat Yönetmeni
Hacı Murat Koçoğlu’na imzalayarak vermenin sevincini de yaşıyordum.
Aslında, biz birkaç ay süren buluşmalarımızda sadece kitap üzerinde çalışmamış, aynı zamanda
çocukluğumuza, gençliğimize, üniversite yıllarımıza turistik bir gezi de yapmış olmuştuk…
Okunma Sayısı: 152


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.