LAÇİNNN
Muğla
13 Mart, 2026, Cuma
  • DOLAR
    44.20
  • EURO
    50.89
  • ALTIN
    7247.6
  • BIST
    13.286
  • BTC
    71608.585$

Atatürk'ün Türk milletine Macaristan vasiyeti olduğunu biliyor muydunuz?

12 Mart 2026, Perşembe 15:25

Macaristan Türkiye dostluk anlaşması yıl dönümünde bunu hatırlayalım ...
18 Aralık 1923 tarihinde imzalanan Türk-Macar Dostluk Antlaşması, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa tarafından resmen tanınmasında önemli bir adım olmuş, iki ülkenin karşılıklı bağımsızlık ve egemenliklerini teyit etmiştir.
Bu anlaşma, Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonu doğrultusunda, Türk ve Macar milletlerinin arasındaki tarihi ve kültürel bağları modern diplomatik zemine taşıyan, uzun soluklu bir iş birliğinin başlangıcı kabul edilir.
Cumhuriyeti'in onuncu yıl bayramında bir Macar heyeti de Ankara'yı ziyaret etmiş ve şenliklerde bulunmuştu.
Bu heyetten Mebus M. Pehar Guyula Peşti Hirlap gazetesine bir yazı yazmıştır. Mebus bu yazısında özetle diyor ki:
Gazi, Fransızcayı mükemmel konuştuğu halde, Reşit Saffet Bey'e dönerek Türkçe cevap verdi. Reşit Saffet Bey her kelimeyi tartarak anlatıyor:
-Reisicumhur Hazretleri Macar samimiyetinin bu suretle ifadesinden dolayı fevkalade mütehassis olduğunu beyan buyuruyorlar... Mustafa Kemal, Reşit Saffet Bey'in sözünü derhal keserek, bizim de anlamamız için Fransızca olarak dediler ki:
Ben ne dedimse aynen tercüme et. Ben kardeş Macar milleti dedim. Çünkü Macarlar Türklerin hakiki kardeşidir. Macar, büyük bir millettir. Bir milletin büyüklüğü coğrafi yüzölçümüyle değil, yüreğinin asaleti, mefkûresinin yüksekliği ile ölçülür... Sözü yine Reşit Saffet Bey alarak, tercümeye devam etti: Kardeş Macar milletinin samimi tebriklerinden dolayı tekrar teşekkür ederim. Söylediğiniz gibi, Cumhuriyet'in onuncu yıldönümü münasebetiyle çok meşgulüm, fakat benim Macar milleti için daima vaktim olduğuna ve olacağına emin olabilirsiniz. Macar milletinin gelecekte muhakkak daha ziyade yükseleceğine tam kanaatim vardır.
Gazi dikkatle yüzüme bakıyor. Ben tekrar söz alarak, Attila'nın bin beş yüzüncü yıldönümünü hatırlatarak program ve bu işle yalnız milletin değil, hükümetin de uğraştığını söyledim. Mustafa Kemal, gözleri parlayarak şunları söyledi:
Profesör, Türkler ve Macarlar iki kardeş millettir. Dilleriyle, kültürleriyle, kökenleriyle iki kardeş millet. Fakat bu iki kardeş millet ne yaptı? İki kardeş millet gibi mi, kendi yüksek milli gayelerini ve büyük geleceği düşünen ve gören iki olgun kardeş millet gibi mi hareket etti?
Hayır, ne yazık ki hayır.
Biz Türkler, ilayı kelimetullah diye, bir fedai gibi İslam aleminin önüne geçtük, siz Macarlar ruhullah diye yine bir fedai gibi Hristiyan dünyasının önüne düştünüz ve asırlarca birbirimizi kırdık ve karşılıklı karıştık, değil mi?
Fakat ne için? Hangi büyük maksat, hangi milli gaye, hangi yüksek gelecek için? Ve kimin için? Kimin hesabına?
Böyle yapacağımıza, eğer gurur ve ihtirasa, boş davalara, manasız, hayalperest emellere ve başkalarının maksatlarına kapılmayıp da iki kardeş millet el ele barış içinde birleşseydik, hem kendi milletlerimizin, hem de bütün insanlığın refah ve saadetine hizmet etmez miydik?
"Büyük ceddimiz Attila'nın yıldönümünü beraber kutlulamak hususundaki teklifinizi kabul eder ve buyurduğunuz gibi bu münasebetle toplanacak kültür kongresinin ırk birliği hakkındaki yüksek fikir hareketlerine memnuniyetle iştirak ederim. Irkımızın bütün dünya mefkûresine rehber olduğuna işaret etmesini bilhassa kongreden beklerim. Kendisine nazaran pek küçük olan Napolyon, İskenderi Kebir ve Sezar'ın yanında büyük Attila'nın mevkiinin kongre tarafından tespit edilmesi hakkındaki fikrinize tamamıyla iştirak ederim.
Ben nasıl söyledimse öyle tercüme ediniz. Bunların her üçü de Attilâ'nın yanında ancak maiyet olabilirler... Bu hususta Maarif Vekili ile görüşerek, tekliflerimi ve tarih tespiti hakkındaki cevaplarımı bildireceğim. Allahaısmarladık. Tekrar ellerimizi sıktıktan sonra arslan gibi gitti. Gazi gittikten sonra odada birdenbire eksiklik hissettik. [...] Gazi ile geçirdiğimiz 30 dakika kalplerimizde unutulmaz bir hatıra olarak daima nakşedilmiş kalacak."[1]
Turan'da Gönül Birliği Vurgusu: "Macar dostlarımızla aramızda derin ve sarsılmaz bir kök birliği vardır. Biz, Tuna Nehri'nin iki ayrı kıyısında olsak da, gönüllerimiz Türkistan’da birleşir." (30 Ekim 1933 görüşmesinin özünü oluşturan kilit ifade.)
Askeri Yetenek ve Irkî Bağ: "Harbi Umumi'de Türklerden gördüğüm yüksek askerlik yeteneği, bir ırktan, Asyalı olmaklığımızdan gelir. Bu, bizim ortak kökenimizin bir yansımasıdır."
Ebedi Dostluk Vasiyeti: "Türk milleti ile Macar milleti arasında mevcut olan samimi bağların ebediyete kadar sürmesi, en büyük arzularımdan biridir. Bu bağları korumak, her iki milletin de geleceği için önemlidir."
Macarlar bizim dostumuz, Macarlar bizim kardeşimizdir. Tarihi bağlarımızın sağlamlığı, bu kardeşlik ve dostluğun esasıdır."
"Türk milleti ile Macar milleti arasında mevcut olan samimi bağların ebediyete kadar sürmesi, en büyük arzularımdan biridir. Bu bağları korumak, her iki milletin de geleceği için önemlidir."
"Harbi Umumi'de Türklerden gördüğüm yüksek askerlik yeteneği, bir ırktan, Asyalı olmaklığımızdan gelir. Bu, bizim ortak kökenimizin bir yansımasıdır." (Macar askeri dehasını, Türklerin askeri dehasıyla aynı Turanî genetik ve kültürel mirasa bağlar.)
Macar basın temsilcilerine bütün Türk halkının dostluğunu ve saygısını sunuyorum. Bu toprağa bugün Türkiye denildiği gibi, Kral Géza zamanında sizin ülkenize Türkiye denilirdi." (Bu ifade, Macarların tarihsel olarak "Türkiye" adıyla anıldığına dair güçlü bir Türk tezini ortaya koyar ve bağın coğrafi boyutunu vurgular.)
"Macar dostlarımızla aramızda derin ve sarsılmaz bir kök birliği vardır. Biz, Tuna Nehri'nin iki ayrı kıyısında olsak da, gönüllerimiz Türkistan’da birleşir." (Bu, iki milletin ruhen ve kökensel olarak Turan coğrafyasında bir olduğunu ilan eden kilit cümledir.)
Bunları okuyunca bugün Atatürkçü olduklarını iddia eden ama ondan nemalanan sinsi düşmanları ve yalancıları ve Atatürk'ü ne kadar yanlış tanıttıklarını anlamaya devam edeceğiz ...
Orcun Alacam
Kanıtlar ve Kaynaklar :
[1] Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt 26, s. 275-276; Hakimiyeti Milliye. 1 Ocak 1934, Numara: 4473, s.3; Milliyet, 3 Ocak 1934, Numara: 2839, s.1-2; Cumhuriyet, 4 Ocak 1934, Numara: 3473, s.3. [2] Golden, Peter B., An Introduction to the History of the Turkic People, 261-262; Gyula Moravcsik-H. Jenkiss, Constantine Porphyrogenitus De Administrando [3] 6 ve 7 Numaralı Görsel; Kutsal Macar Tacı [4] Atatürk'ün Okuduğu Kitaplar, Anıtkabir derneği
Orcun Alacam


Okunma Sayısı: 142

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.